Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| URZ: | Mania, engel. Açıktan hedef gibi bir şeye mâruz olup duran. Hâcet, ihtiyaç. Taraf, nâhiye, cânip. Vasat, orta. |
| URZA: | Hedef. |
| İçerisinde 'URZ' geçenler | |
| BURZAG: | Şişmanca, etine dolgun delikanlı. * Delikanlılık çağındaki neşe. |
| GURZ (GURZA): | (C: Guruz-Ağraz-Guraz) Su taksim olunan yer. * Eyer kolanı. |
| GURZE: | (C.: Guruz) Pamuklu elbisede kullanılan kaba dikiş. |
| GURZUF: | Kıkırdak. * Yumuşak olan kemik. |
| HURZ: | Oranlamak, yâni tahminle bir şeyin miktarını söylemek. |
| HURZE: | (C.: Hurez) Dikiş. |
| KURZUB: | Fakir kimse. |
| KURZUM: | Kavafların ve kunduracıların üzerinde gön ve sahtiyan kesip düzelttikleri yuvarlak tahtalar. |
| KURZÜL: | Kadınların başına örttükleri nesne. * Kayıt. * Kötü kimse. * At ismi. * Bel, sulb. |
| MURZI': | (Rızâ. dan) Çocuk emziren. |
| MURZİA: | (Rızâ. dan) Çocuğa süt emziren. Meme veren. Sütnine. Bebeğe süt vermek üzere para ile tutulmuş kadın. |
| URZA: | Hedef. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| URZA : | Hedef. |
| UR : | Önünde hendek olan istihkâm. Yüksek ve müstahkem yer, toprak tabya. Burç. |