Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VÂHİD-İ KIYASÎ: | Bir şeyin miktarını ve sair hususiyetlerini ölçmek için kendi cinsinden değişmez olarak tayin edilen parça veya miktar. Meselâ: Uzunluğun "vâhid-i kıyasîsi" metredir. Hava tazyiklerinin ve sıcaklıklarınınki de derecedir. |
| İçerisinde 'VÂHİD-İ KIYASÎ' geçenler | |
| İçerisinde 'VÂHİD-İ KIYASÎ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VÂHİD-İ KIYASÎ : | Bir şeyin miktarını ve sair hususiyetlerini ölçmek için kendi cinsinden değişmez olarak tayin edilen parça veya miktar. Meselâ: Uzunluğun "vâhid-i kıyasîsi" metredir. Hava tazyiklerinin ve sıcaklıklarınınki de derecedir. |
| VÂHİD-İ İ'TİBARÎ : | Hakikatta olmayıp varlığı farazî olarak kabul edilen bir şey. Varlığına itibar edilen şey. (Ağırlık için kilo, uzunluk için metre bir vâhid-i itibarîdir.) |
| VÂHİD : | Bir, tek, biricik. Eşi, benzeri, cüz'ü, parçası olmayan Allah (C.C.) Ferid. |
| VAHİ : | Mânâsız, saçma. Ehemmiyetsiz. * Ahmak. Düşkün. Zaif. |
| VAHA : | Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. |
| VA : | f. "Arkada, geri" mânâlarına gelerek birleşik kelimeler yapar. |