Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VÂKIF: | Bilen, haber sahibi. Aşina. Bir işten iyi haberi olan. Vakfeden. Duran, ayakta duran. |
| VÂKIF-I AHVAL: | Durumdan haberli olan, işlere vâkıf bulunan. |
| VÂKIF-I ESRAR: | Gizli şeyleri, sırları bilen. |
| VÂKIFANE: | f. Bilen kimseye yakışır surette, bilerek. Vâkıf şekilde. Anlamak ve bilmek suretiyle. |
| İçerisinde 'VÂKIF' geçenler | |
| İçerisinde 'VÂKIF' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VÂKİ' : | Olan, düşen, konan. Mevcud ve var olan. * Geçmiş olan, geçen. |
| VAK' : | Ağırbaşlılık. Ağırlık. * Yüksek yer. |
| VA : | f. "Arkada, geri" mânâlarına gelerek birleşik kelimeler yapar. |