| Kelime | Anlam |
|---|
| VAÎD: | İyiliğe sevk veya kötülükten kurtarmak için ileride olacak kat'i hâdiseleri haber vererek korkutmak. Cehennemi haber vermek. (Bak: Va'd) |
| İçerisinde 'VAÎD' geçenler |
|---|
| AVAİD: | (Âide. C.) İratlar, gelirler. Aidat. * Tahsisât. |
| FEVÂİD: | (Fayda. C.) Faydalar. Faydalı şeyler. |
| FEVÂİD-İ ME'MULE: | Umulan faydalar. |
| HULF-ÜL VAÎD: | Va'dedilmiş azabı yapmamak, cezâyı yerine getirmemek. (Cenâb-ı Hak kendine isyan edenlerin, günahta devam edenlerin cehenneme gideceklerini beyan ediyor, tehdid ediyor, vaid ile beyanda bulunuyor. Affetmediği takdirde bu vaidinden dönmesi, aslâ adâletine yakışmaz, muhâldir.) |
| KAVAİD: | (Kaide. C.) Kaideler. Hareket porgaramları. Dil öğreten bir kitaptaki kaideler. Arab lisanındaki kaidelerin dercedildiği gramer kitabı. |
| KAVAİD-İ ESASİYE: | Esası teşkil eden temel kaideler. |
| MEVAİD: | (Mev'ud ve Miad. C.) Söz verilmiş vakitler. Vaad edilen muayyen, belli zamanlar. |
| MEVAİD-İ KÂZİBE: | Yerine getirilmeyen va'dlar. Yapılmayan va'dlar. |
| MEVAİD: | (Mâide. C.) Sofralar, mâideler. |
| MÜTEVAİD: | Birbirine söz veren. Sözleşen. |
| MÜTEVAİDÎN: | (Mütevâid. C.) Sözleşenler, vaidleşenler, birbirlerine söz verenler. |
| REVAİD: | Göçebe topluluk. |
| SEVAİD: | (Sâid. C.) Dirsekten bileğe kadar olan kısımlar. |
| ZEVAİD: | (Zâide. C.) Fazlalıklar, fazla şeyler. Faydasız şeyler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| VAÎ : | (C: Vuât) Hâfız. |
| VA : | f. "Arkada, geri" mânâlarına gelerek birleşik kelimeler yapar. |