Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VADİ: | İki dağ arasındaki uzun çukur. Dere. Bir nehrin aktığı yer. Nehir yatağı. Yol, tarz, usül. Saha. |
| VADİ-İ HÂMUŞAN: | Kabristan, mezarlık. |
| İçerisinde 'VADİ' geçenler | |
| AVADİ: | (Adiye. C.) Zulmedenler, zâlimler. |
| BEVADİ: | (Bâdiye. C.) Bâdiyeler, sahralar, çöller. |
| BEVADİR: | (Bâdire. C.) Bâdireler, olagelen hâdiseler. |
| CERİDE-İ HAVÂDİS: | 1840'da Çörçil ismindeki bir İngiliz tarafından çıkarılan ilk hususî gazete. |
| EVRAK-I HAVÂDİS: | Cerideler, gazeteler. |
| EYMEN VÂDİSİ: | Musa'nın (A.S.) tecelliye mazhar olduğu Tûr Dağı'ndaki vadi. |
| GAVADÎ: | Sabah bulutu. |
| HAVADİS: | (Hâdise. C.) Yeni hâdiseler, yeni sözler. * Alâka ile karşılanan haberler. |
| HEVADÎ: | (Hâdî. C.) Rehberler, deliller, kılavuzlar. * Hidayet edenler, istikametli ve selâmetli yolu gösterenler. |
| HEVADİC: | (Hevdec. C.) Kadınların binip oturmaları için devenin üzerine konulan küçük mahfeler. |
| KAVADİH: | (Kadiha. C.) Çekiştirenler, zemmediciler, kötüleyiciler. * Çekiştirilecek ve zemmedilecek şeyler. |
| KAVADİM: | (Kadime. C.) Kuyruklar. * Kuşların kanatlarının ön tüyleri. |
| MUHALEFET-ÜN Lİ-L HAVADİS: | Cenab-ı Hakk'ın ne zâtında ne sıfâtında (mevcud olsun, mevhum olsun, muhayyel olsun), hiç bir şeye hiç bir cihette benzememesi. |
| MÜTEVADİ': | Düşmanlığı ve husumeti bırakarak barışan. |
| NEVADİ: | (Nâdi. C.) Toplantılar, meclisler. |
| NEVADİR: | Az olanlar, nâdirler. |
| VADİ-İ HÂMUŞAN: | Kabristan, mezarlık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VADİ-İ HÂMUŞAN : | Kabristan, mezarlık. |
| VAD : | f. Oğul. |
| VA : | f. "Arkada, geri" mânâlarına gelerek birleşik kelimeler yapar. |