Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VAHİR: | İğne. Diken. |
| İçerisinde 'VAHİR' geçenler | |
| CEVAHİR: | (Cevher. C.) Cevherler. Çok kıymet verilen ve az bulunan şeyler, çok kıymetli mâden veya taşlar. * Mc: Çok kıymetli söz veya faydalı yazılar. |
| CEVAHİR-İ FERD: | (Cevher-i ferd. C.) Cevher-i ferdler. Zerreler, atomlar. |
| CEVAHİR-ÜL-KELİMAT: | Şemsi adındaki bir zat tarafından Arapçadan Türkçeye kaleme alınan 108 sahifelik bir lügat kitabının adı. |
| EVAHİR: | Ahirler, ayın son günleri, sonlar. |
| EVAHİR-İ RAMAZAN: | Ramazan ayının sonları, son günleri. |
| MEVAHİR: | Yararak akıp gidenler. (Denizdeki gemi gibi) |
| ZAVAHİR: | (Zâhir. C.) Görünüş. Dış görünüş. * Göze çarpan yerler. Yüksek yerler. |
| ZEVAHİR: | (Bk: Zavahir) |
| ZEVAHİR: | Dolu, taşkın, coşkun denizler. * Mc: Yüksek şan ve şerefler. |
| ZEVAHİR: | (Zühre. C.) Çiçekler. * Parlak yıldızlar. * Ziynetli, parlak ve berrak olanlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VAHİ : | Mânâsız, saçma. Ehemmiyetsiz. * Ahmak. Düşkün. Zaif. |
| VAHA : | Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. |
| VA : | f. "Arkada, geri" mânâlarına gelerek birleşik kelimeler yapar. |