Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VAKFE: | Bir hareketin geçici olarak durdurulması. Durak. Durulacak yer. Hacıların Hac esnasında Arafat'taki tevakkufları olup, eda etmeğe mecbur oldukları şartlardan birisidir. |
| VAKFE-İ HAYRET: | Hayret duraklaması. |
| VAKFEGÂH: | f. Durak yeri. |
| VAKFETMEK: | Fık: Bir malı veya bir şeyi bir işe bağlayıp o yolda devamlı kılmak. Bir şeyi karşılıksız olarak Allah yoluna vermek. |
| İçerisinde 'VAKFE' geçenler | |
| VAKFE-İ HAYRET: | Hayret duraklaması. |
| VAKFEGÂH: | f. Durak yeri. |
| VAKFETMEK: | Fık: Bir malı veya bir şeyi bir işe bağlayıp o yolda devamlı kılmak. * Bir şeyi karşılıksız olarak Allah yoluna vermek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VAKFE-İ HAYRET : | Hayret duraklaması. |
| VAKF : | Bir kimseyi veya bir şeyi alıkoymak, durdurmak. Kımıldatmamak. * Hareketten fariğ olmak, imsak etmek. Hapsetmek. Aslâ satılmamak, başka şeye tebdil olunmamak şartı ile bir mülkü Allah yoluna vermek. Menfaatı hayır nevilerinden birisine âit olmak üzere bir mülkü ilelebed vermek. * Tecvidde: Durmak ve durdurmak mânalarına gelerek, nefesle beraber sesin kesilmesine denir. Yâni: Kur'an-ı Kerimi tilâvet ederken herhangi bir kelime üzerinde bir müddet sesi kesip, nefes alarak dinlenme halidir. |
| VAK' : | Ağırbaşlılık. Ağırlık. * Yüksek yer. |
| VA : | f. "Arkada, geri" mânâlarına gelerek birleşik kelimeler yapar. |