| Kelime | Anlam |
|---|
| VALİD: | (Vilâdet. den) Doğurtan. Baba. |
| VALİDAN: | (Bak: Vâlideyn) |
| VALİDAT: | (Vâlide. C.) Anneler. Vâlideler. |
| VALİDE: | Ana. Doğuran. |
| VALİDEYN: | Ana ile baba. Vâlidân de denir.(Peder ve valideyi, şefkat ile teçhiz eden ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenâb-ı Hakk'ın muhabbetine aittir. O muhabbet ve hürmet, şefkat, Lillâh için olduğuna alâmeti şudur ki: Onlar ihtiyar oldukları ve sana hiçbir faideleri kalmadığı ve seni zahmet ve meşakkate attıkları zaman, daha ziyade muhabbet ve şefkat etmektir. $âyeti: Beş mertebe hürmet ve şefkate evlâdı dâvet etmesi; Kur'an'ın nazarında valideynin hukukları ne kadar ehemmiyetli ve ukukları, ne derece çirkin olduğunu gösterir. Madem peder; kimseyi değil, yalnız veledinin kendinden daha ziyade iyi olmasını ister. Ona mukabil veled dahi, pedere karşı hak dâva edemez. Demek valideyn ve veled ortasında fıtraten sebeb-i münakaşa yok. Zira münakaşa, ya gıpta ve hasetten gelir. Pederde oğluna karşı o yok. Veya münakaşa haksızlıktan gelir. Veledin hakkı yoktur ki, pederine karşı hak dâva etsin. Pederini haksız görse de, ona isyan edemez. Demek; pederine isyan eden ve onu rencide eden, insan bozması bir canavardır. S.) |
| VALİDİYYET: | Annelik ve babalık vasfı. |
| İçerisinde 'VALİD' geçenler |
|---|
| İLM-İ MEVALİD: | Tabiat, eşya ilmi. Hayvanat, nebatât ve maddelerine ait ilim. |
| MEVALİD: | (Mevlid. C.) Doğulan yerler. Mevlidler. Doğma vakitleri. Milâdlar. |
| MEVALİD: | Mevcudlar. Doğmuşlar. Vücud bulmuşlar. Mevludlar. |
| MEVALİD-İ SELÂSE: | Nebat, hayvan ve maden. |
| MEVALİD-İ TÜRABİYE: | Topraktaki mevâlid. Mâdenler, nebatlar. |
| MÜTEVALİD: | Birbirinden doğup üreyen. |
| VALİDAN: | (Bak: Vâlideyn) |
| VALİDAT: | (Vâlide. C.) Anneler. Vâlideler. |
| VALİDE: | Ana. Doğuran. |
| VALİDEYN: | Ana ile baba. Vâlidân de denir.(Peder ve valideyi, şefkat ile teçhiz eden ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenâb-ı Hakk'ın muhabbetine aittir. O muhabbet ve hürmet, şefkat, Lillâh için olduğuna alâmeti şudur ki: Onlar ihtiyar oldukları ve sana hiçbir faideleri kalmadığı ve seni zahmet ve meşakkate attıkları zaman, daha ziyade muhabbet ve şefkat etmektir. $âyeti: Beş mertebe hürmet ve şefkate evlâdı dâvet etmesi; Kur'an'ın nazarında valideynin hukukları ne kadar ehemmiyetli ve ukukları, ne derece çirkin olduğunu gösterir. Madem peder; kimseyi değil, yalnız veledinin kendinden daha ziyade iyi olmasını ister. Ona mukabil veled dahi, pedere karşı hak dâva edemez. Demek valideyn ve veled ortasında fıtraten sebeb-i münakaşa yok. Zira münakaşa, ya gıpta ve hasetten gelir. Pederde oğluna karşı o yok. Veya münakaşa haksızlıktan gelir. Veledin hakkı yoktur ki, pederine karşı hak dâva etsin. Pederini haksız görse de, ona isyan edemez. Demek; pederine isyan eden ve onu rencide eden, insan bozması bir canavardır. S.) |
| VALİDİYYET: | Annelik ve babalık vasfı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| VALİDAN : | (Bak: Vâlideyn) |
| VALİ : | Bir vilâyeti idare eden en büyük memur. * Mâlik. |
| VÂLÂ : | Yüksek, âlî, refi'. |
| VA : | f. "Arkada, geri" mânâlarına gelerek birleşik kelimeler yapar. |