| Kelime | Anlam |
|---|
| VEBA: | Salgın bir hastalık. Taun. |
| VEBA'DÜ: | Ondan sonra, imdi. (İlk sözden sonra esas söze başlarken kullanılan bir tâbirdir. Bilhassa dinî eserlerin başında Cenab-ı Hakk'a şükür ve hamd ettikten, Peygamberimize (A.S.M.) salâvat ve duadan sonra esas söze başlarken söylenir.) |
| VEBAL: | Günah. Zarar. Ziyan. Şiddet. Ağırlık. Azab. Doğru olmayan bir hareketin manevî mes'uliyeti. |
| İçerisinde 'VEBA' geçenler |
|---|
| İŞVEBAZ: | f. Naz edici, edâ yapan, cilveli. * Meşhur bir cins lâle. |
| MEYVEBAR: | f. Yemiş veren, meyveli. |
| NEŞVEBAHŞ: | f. Keyif ve neşe veren. Neşelendiren. |
| NEŞVEBAHŞ: | f. Keyif ve neşe veren. Neşelendiren. |
| SEVEBAN: | Hastalığın iyileşmesi. |
| ŞİVEBÂZ: | f. Cilveli, şive ve naz eden. |
| ŞİVEBÂZ: | f. Cilveli, şive ve naz eden. |
| VEBA'DÜ: | Ondan sonra, imdi. (İlk sözden sonra esas söze başlarken kullanılan bir tâbirdir. Bilhassa dinî eserlerin başında Cenab-ı Hakk'a şükür ve hamd ettikten, Peygamberimize (A.S.M.) salâvat ve duadan sonra esas söze başlarken söylenir.) |
| VEBAL: | Günah. Zarar. Ziyan. Şiddet. Ağırlık. Azab. Doğru olmayan bir hareketin manevî mes'uliyeti. |
| ZEVEBAN: | Erime. |
| ZEVEBAN ETMEK: | Fiz: Sıcaklığını artırarak bir cismin, katı hâlden sıvı hâline geçmesi. Erimiş olması. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| VEBA'DÜ : | Ondan sonra, imdi. (İlk sözden sonra esas söze başlarken kullanılan bir tâbirdir. Bilhassa dinî eserlerin başında Cenab-ı Hakk'a şükür ve hamd ettikten, Peygamberimize (A.S.M.) salâvat ve duadan sonra esas söze başlarken söylenir.) |
| VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : | Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.) |