Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VEBER: | Bedevi, göçer. Deve yünü. Davar tırnağı. |
| İçerisinde 'VEBER' geçenler | |
| EHL-İ VEBER VE BÂDİYE: | Çadırda oturan bedevi Arab, çöl ahalisi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VEBA : | Salgın bir hastalık. Taun. |
| VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : | Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.) |