Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VEDİ': | Başkasının malını saklamaya memur kimse. |
| VEDİ: | Küçük abdest bozduktan sonra çıkan beyazımsı su. |
| VEDİA: | Emanet. |
| VEDİATULLÂH: | Allah'ın emaneti. |
| VEDİD: | Sevgisi çok olan. |
| İçerisinde 'VEDİ' geçenler | |
| İVEDİ: | Aceleci, savruk. Çabuk. |
| VEDİ': | Başkasının malını saklamaya memur kimse. |
| VEDİA: | Emanet. |
| VEDİATULLÂH: | Allah'ın emaneti. |
| VEDİD: | Sevgisi çok olan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VEDİ' : | Başkasının malını saklamaya memur kimse. |
| VEDA' : | Ayrılık. * Ayrılışta selâmlamak. * "Allah'a ısmarladık" demek. |
| VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : | Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.) |