Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VEDD: | Dostluk. Sevgi, muhabbet. |
| İçerisinde 'VEDD' geçenler | |
| MEVEDDET: | Dostluk. Sevgi. Muhabbet. Muhabbet etmek. Sevmek. |
| MÜSVEDDAT: | (Sevvad. dan) Müsveddeler, karalamalar, taslaklar. |
| MÜSVEDDE: | (Seved. den) Temize çekilmek üzere yazılmış şey. İlk yazılan. Acele ile temiz yazılmayan yazı. |
| MÜTEVEDDİD: | Sevgi ve muhabbet gösteren. Kendini sevdiren. |
| MÜVEDDİ: | Ödeyen, tevdi eden. Geri iâde eden. |
| TEVEDDÜD: | Tedricen kendini sevdirmek. Dostluk etmek. * Cenab-ı Hakk'ın çeşitli ve lezzetli nimetler vererek insanlara kendisini sevdirmesi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VEDA' : | Ayrılık. * Ayrılışta selâmlamak. * "Allah'a ısmarladık" demek. |
| VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : | Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.) |