Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VEFR: | Bir kimsenin ihsanını kabul ettikten sonra rızasıyla reddeylemek. Bolluk. Medh ü sena ile birisinin namusunu muhafaza etmek. |
| VEFRA': | Eksilmeyip değişmeyen. El dokunulmamış ve tam olarak yetişmiş ot. |
| VEFRET: | Çokluk, bolluk. |
| İçerisinde 'VEFR' geçenler | |
| VEFRA': | Eksilmeyip değişmeyen. * El dokunulmamış ve tam olarak yetişmiş ot. |
| VEFRET: | Çokluk, bolluk. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VEFRA' : | Eksilmeyip değişmeyen. * El dokunulmamış ve tam olarak yetişmiş ot. |
| VEFA : | Ahdinde, sözünde durma. * Sevgi ve dostlukta sebat ve devam. * Ödeme. * Yetişme. * Dince ve akılca lâzım gelen şeyi yerine getirip uhdesinden çıkma. |
| VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : | Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.) |