Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
VEHM: (Vehim) Mübhem ve mânasız korku.
Belirsiz fikir ve düşünce.
Cüz'i mânaların anlaşılmasına yarayan bir idrak kuvveti.
VEHM-ÂLUD: f. Vehimli. Vehim dolu. Vehim karışık.
VEHMÎ: Olmadığı halde var zannederek. Düşünmeye, vehme dair, vehme ait.
VEHMİYYÂT: (Vehmiyye. C.) Vehimler, kuruntular.
VEHM-NÂK: f. Vehimli, kuruntulu.
İçerisinde 'VEHM' geçenler
İMKÂN-I VEHMÎ: Vehimle bir şeyi mümkün görmek, zannetmek.
MAGLATA-İ VEHMİYYE: Vehmin, insanı yanıltmak için yanlışı doğru göstermesi.
VEHM-ÂLUD: f. Vehimli. Vehim dolu. Vehim karışık.
VEHMÎ: Olmadığı halde var zannederek. Düşünmeye, vehme dair, vehme ait.
VEHMİYYÂT: (Vehmiyye. C.) Vehimler, kuruntular.
VEHM-NÂK: f. Vehimli, kuruntulu.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
VEHM-ÂLUD : f. Vehimli. Vehim dolu. Vehim karışık.
VEHAK : Avcı kemendi.
VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...