Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
VEKİL: Başkasının işini gören. Bir adamın yerine hareket etme selâhiyeti olan kimse.
Nâzır. Bakan.
VEKİL-İ HARC: (Vekil-harç) Masraf görmekle vazifeli olan. Bir kimsenin veya bir cemaatin masraf işlerini üzerine alan.
İçerisinde 'VEKİL' geçenler
DAVA VEKİLİ: Baro teşkilatının olmadığı yerlerde kanunî izin ile vekil sıfatı kazanan ve dava takibine salâhiyeti olan kişi.
HERZEVEKİL: f. Kendine vazife olmayan şeylere karışan. Fodul, boşboğaz. Her şeye burnunu sokan.
HEY'ET-İ VEKİLE: Vekiller hey'eti, icra vekileri hey'eti. Bakanlar Kurulu. Başbakanın riyaset ettiği heyet.
İCRA VEKİLLERİ HEY'ETİ: Vekiller heyeti. Başvekilin riyaset ettiği bakanlardan meydana gelen hey'et.
Nİ'ME-L VEKİL: Ne güzel, ne iyi vekil.
VEKİL-İ HARC: (Vekil-harç) Masraf görmekle vazifeli olan. Bir kimsenin veya bir cemaatin masraf işlerini üzerine alan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
VEKİL-İ HARC : (Vekil-harç) Masraf görmekle vazifeli olan. Bir kimsenin veya bir cemaatin masraf işlerini üzerine alan.
VEKİF : Sütü çok olan deve.
VEK' : Akrep sokmak.
VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...