Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
VESS: Suya dalmak.
VESSELÂM: İşte o kadar, artık bitti, bundan sonra selâm. (Bak: Selâm)
İçerisinde 'VESS' geçenler
ALEYHİSSALATÜ VESSELAM: Salât ve Selâm onun üzerine olsun, meâlinde Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) ismini duyunca söylenmesi sünnet olan bir duâdır.
MEYL-ÜT TEVESSÜ': Genişleme isteği. Genişleme meyli.
MÜTEVESSİ': Tevessü' eden, genişleyen, geniş.
MÜTEVESSİB: Sıçrayan, atlıyan.
MÜTEVESSİD: Yastığa dayanan.
MÜTEVESSİDEN: Yastığa dayanarak.
MÜTEVESSİK: Bir işe sımsıkı sarılan. * Bir işi sebat ve devam üzere tutan.
MÜTEVESSİKANE: f. Bir işe sımsıkı sarılarak. Bir işi sebat ve devam üzere tutarak.
MÜTEVESSİL: (Vesile. den) Tevessül eden, sebep tutan, başvuran, girişen.
MÜTEVESSİLEN: Tevessül ederek, başvurarak.
MÜTEVESSİM: Bir şeyi çözmeğe çalışan. * Nişanlı, alâmetli ve bezenmiş kişi.
MÜVESSAH: Kirli, kirletilmiş.
MÜVESSEB: Yünlü ve kıllı davar.
MÜVESSİ': Genişlettiren.
MÜVESSİH: Kirleten.
TEVESSU': (Bak: Tevessü')
TEVESSUH: (Vesah. dan) Paslanma, kirlenme.
TEVESSUK: (Vüsuk. dan) İnanıp güvenerek ve itimad ederek dayanma.
TEVESSUL: (Bak: Tevassul)
TEVESSÜ': (C.: Tevessüât) Genişleme, yayılma. Vüs'at bulma. * Zahmetsiz herkese yer bulunma.
TEVESSÜÂT: (Tevessü'. C.) Genişlemeler.
TEVESSÜB: (Vesb. den) Atlama, sıçrama.
TEVESSÜD: Dayanma, istinad. * Yastığa dayanma.
TEVESSÜEN: Genişleme suretiyle. Tevessü ederek.
TEVESSÜL: Allah'ın dergâhına yaklaştıracak amel işlemek. * Sarılmak. * Baş vurmak. * İnanmak. * Sebeb tutmak. * Hırsızlık.
TEVESSÜLEN: Başvurarak, girişerek. Sebep tutarak.
TEVESSÜM: Bir şeyin işaretlerine bakarak iyice anlamak.
VESSELÂM: İşte o kadar, artık bitti, bundan sonra selâm. (Bak: Selâm)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
VESSELÂM : İşte o kadar, artık bitti, bundan sonra selâm. (Bak: Selâm)
VESAFET : Hizmetkârlık, işçilik.
VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...