Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VEST: | Ev içerisinde olan her bir kapalı mekân. |
| VESTÎ: | f. Tercüme, şerh. |
| VESTİYER: | Fr. Pardesü, palto vesairenin çıkartılıp bırakıldığı yer. |
| İçerisinde 'VEST' geçenler | |
| PEYVEST: | f. Ulaşma, vasıl olma, kavuşma. |
| PEYVESTE: | f. Her zaman, dâima. * Ulaşmış, ermiş. * Bitişik, muttasıl. |
| PEYVESTEGÎ: | f. Bitişme, ulaşma, bitişiklik. |
| VESTÎ: | f. Tercüme, şerh. |
| VESTİYER: | Fr. Pardesü, palto vesairenin çıkartılıp bırakıldığı yer. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VESTÎ : | f. Tercüme, şerh. |
| VESAFET : | Hizmetkârlık, işçilik. |
| VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : | Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.) |