Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| VEZİR-İ A'ZAM: | Pâdişahın vekili olan birinci vezir. Sadrazam. Başvekil. |
| İçerisinde 'VEZİR-İ A'ZAM' geçenler | |
| İçerisinde 'VEZİR-İ A'ZAM' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| VEZİR-İ A'ZAM : | Pâdişahın vekili olan birinci vezir. Sadrazam. Başvekil. |
| VEZİR : | Osmanlı Devleti zamanında en yüksek mülkiye rütbelerine ulaşmış paşa. Hükümdar vekili. Pâdişahın yakınlarından ve onun yükünü üzerine alanlardan, mülkün idaresinde fikir ve tedbir ile meded ve yardım eden. Bu tabir "Vizr" kelimesinden gelir. "Vezr" kelimesinden alınsa; "halkın sığınağı" demek olur. Büyük düstur sahibi veya mühür sahibi kabul edilir. Osmanlı devletinde en büyük, mülkiyede en birinci mertebe olarak kabul edilmiştir. Muavin ve muin mânalarına da gelir. |
| VEZİDEN : | f. Yel esmek. * Atılmak, sıçramak. |
| VEZ' : | Hulku katı olan. Sert mizaçlı kimse. |
| VE Bİ-L HAKKI NATAKTE : | Hak ile söyledin, hakkı söyledin. Haksın, sâdıksın.(Zira o, Lâ ilahe illallah der, dâva eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurani zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ederek mânen "Sadakte ve bi-l hakkı natakte" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te'yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın. M.) |