Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
YEZ: f. Bağ, bahçe, tarla vs. gibi arazilerin etrafına çekilen dikenli çalı. Çit.
YEZDAN: f. Cenab-ı Hak.
(Mecusilerce) : Hayırları yaratan hayır ilâhı dedikleri mevhum mâbud.
YEZDANÎ: İlâhî. Yezdan'a ait ve müteallik.
YEZEK: f. Bekçi, gece bekçisi.
YEZİD: (Hi: 26-64) Hz. Muaviye'nin (R.A.) oğlu ve Emeviye Devletinin ikinci halifesi. Şam'da doğdu. Zamanında Kerbelâ hâdise-i elîmesi meydana geldi.
YEZİD BİN EBİ SÜFYAN: Ebu Süfyan'ın oğlu. Hz. Muaviye'nin büyük kardeşi idi. Ashab-ı kiramdan ve çok sâlih bir zât olup, Mekke-i Mükerreme'nin fethinde müslüman oldu. Hazret-i Ebu Bekir-is Sıddık Radıyallâhü anh'ın Şam'a gönderdiği orduda bir birliğin kumandanı idi. Hz. Ömer zamanında Filistin valisi olmuştu. Taundan vefat eyledi. (R.A.)
İçerisinde 'YEZ' geçenler
BAYEZİD-İ BİSTAMÎ: (Hi: 188-261) Ehl-i Sünnet ve Cemâatın büyük âlimlerinden ve büyük evliyadandır. İran'ın Bistam şehrinde doğmuştur. Künyesi, Ebu Yezid Tayfur bin İsa El-Bistamî'dir. Cafer-i Sâdık Radıyallahü Anhu'dan kırk sene sonra dünyaya gelmiş ve ondan üveysî olarak feyz almıştır. Mücerret bir hayat geçirmiştir. (K.Sırruhu)
FEYEZAN: f. Suyun çok olup taşması, çoşması. * Bolluk, fazlalık, feyiz.
HİCRAN-I LÂ YEZALÎ: Sonsuz ayrılık. Ayrılıktan gelen sonu gelmez üzüntü.
HÜKM-İ YEZDANÎ: Cenab-ı Hakk'ın hükmü. Allah'a mahsus kanun.
LÂYEZAL: Zeval bulmaz. Yok olmaz.
LÂ YEZALÎ: Zevalsiz olana ait, sonu olmayanla ilgili.
LEM-YEZEL: Zâil olmaz, bâki, zeval bulmaz. Daimî olan.
LEM-YEZELÎ: Devamlılık, bâkilik, zeval bulmazlık.
MEN LEM YEZUK LEM YEDRİ: Tatmayan bilemez. Kim ki tatmamış; o, tadını bilemez.
MEYEZD: f. Düğün veya işret meclisi.
MÜBEYYEZ: (Mübeyyeze) Meydana çıkarılmış, açıklanmış açıkça söylenmiş. Bildiren, açıklıyan.
MÜMEYYEZ: (Meyz. den) Seçilmiş, ayrılmış, temyiz edilmiş.
SEYF İBN-İ ZÎYEZEN: Yemen padişahlarındandır. Hz. Muhammed'in (A.S.M.) bi'setinden evvel onun evsafını evvelki mukaddes kitaplarda görmüş ve iman etmiş ve müştak olmuştu.(Resül-i Ekrem'in (A.S.M.) Ceddi Abdülmuttalib; Yemen'e kafile-i Kureyş ile gittiği zaman, Seyf İbn-i Zîyezen onları çağırmış, onlara demiş ki: "Hicaz'da bir çocuk dünyaya gelir. Onun iki omuzu arasında hatem gibi bir nişan var. İşte o çocuk umum insanlara imam olacak."Sonra gizli, Abdülmuttalib'i çağırmış: "O çocuğun ceddi de sensin" diye kerametkârane, bi'setten evvel haber vermiş... M.)
ŞİR-İ YEZDAN: Hazret-i Ali Radiyallahu Anh'ın bir ismi. Allah'ın Aslanı.
TEKYEZEN: f. İstinad eden, dayanan.
YEZDAN: f. Cenab-ı Hak. * (Mecusilerce) : Hayırları yaratan hayır ilâhı dedikleri mevhum mâbud.
YEZDANÎ: İlâhî. Yezdan'a ait ve müteallik.
YEZEK: f. Bekçi, gece bekçisi.
YEZİD: (Hi: 26-64) Hz. Muaviye'nin (R.A.) oğlu ve Emeviye Devletinin ikinci halifesi. Şam'da doğdu. Zamanında Kerbelâ hâdise-i elîmesi meydana geldi.
YEZİD BİN EBİ SÜFYAN: Ebu Süfyan'ın oğlu. Hz. Muaviye'nin büyük kardeşi idi. Ashab-ı kiramdan ve çok sâlih bir zât olup, Mekke-i Mükerreme'nin fethinde müslüman oldu. Hazret-i Ebu Bekir-is Sıddık Radıyallâhü anh'ın Şam'a gönderdiği orduda bir birliğin kumandanı idi. Hz. Ömer zamanında Filistin valisi olmuştu. Taundan vefat eyledi. (R.A.)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
YEZDAN : f. Cenab-ı Hak. * (Mecusilerce) : Hayırları yaratan hayır ilâhı dedikleri mevhum mâbud.
YEAKİB : (Ya'kub. C.) Erkek keklikler.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...