Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ZÂT: Hürmete lâyık kimse.
Kendi. Öz, asıl.
Ehil. Sâhib. (Zu'nun müennesi)
ZÂT-ÜL BEYN: İki kişi arasındaki düşmanlık.
ZÂT-ÜL CENB: Yan zarı iltihab. Akciğer zarı iltihabı.
ZÂT-UL ESMÂR: Meyve veren. Meyveli.
ZÂT-UL HAREKE: Kendi kendine hareket eden cisim. Aslında hareketli olan cisim. Otomatik.
ZÂT-UL İLKAH-İ ZÂHİRE: İlkahı (döllenmesi) çiçek vâsıtasıyla olan nebat.
ZÂT-ÜL MATÂLİ': Birkaç matlâı bulunan akaside.
ZÂT-ÜR RİE: Akciğer zarı iltihabı.
ZÂTEN: Esâsen, aslında, asıl olarak.
ZÂTÎ: (Zâtiyye) Zâta mensub. Kendisine âit, ile alâkalı, hususi. Özel.
ZÂTİYYAT: şahsiyetler. Zâta mahsus işler.
ZÂTÜLBEYN: (Zât-ül beyn) İki kişinin arasında olan düşmanlık.
ZÂTÜLCENB: (Zât-ül cenb) Tıb: Akciğer zarı iltihabı. Akciğer veremi.
ZÂT-ÜZ-ZEVC: Kocası olan kadın.
İçerisinde 'ZÂT' geçenler
ALEM-İ ZÂTÎ: Zata âit isim, zatına âit işâret, zâtına mahsus alâmet, delil.(Evet, Zât-ı Akdes'in alem-i zâtîsi ve en âzamî ismi olan Lafzullahtan sonra en âzam ismi olan Rahman, rızka bakar. Ve rızıktaki şükür ile ona yetişilir. Hem Rahman'ın en zâhir mânası, Rezzak'tır. M.)
BEYN-EL GUZÂT: Gaziler arasında.
BEYZAT-ÜL BELED: Devekuşu yumurtası. * Mc: Aciz, zelil kimse.
BEYZAT-ÜD DÎK: Horoz yumurtası. * Mc: Bulunmaz şey.
BEYZAT-ÜL HARR: Şiddetli sıcaklık.
BEYZAT-ÜL HIDR: Kapalı, örtülü güzel kadın.
BEYZAT-ÜL İSLAM: İslâm milleti. * İslâm'ın yayıldığı saha, İslâm ülkesi. * İslâm'ın hakiki merkezi.
BİZÂTİHİ: Kendi kendine, aslında, kendiliğinden, esasında, kendisi, yalnızca zâtından, aslından.
Bİ-Z-ZAT: Kendisi, aslında. Kendi zatı ile. Binefsihi.
CİHAZAT: (Cehâzât) (Cihâz. C.) Cihazlar, maddî manevî âletler, lüzumlu edevat.
DELALET-İ ZÂTİYE: Kendi zatı ile, bizzat kendisini eserleri ile göstermek suretiyle olan delâlet, şahidlik.
EHAFF-İ MÜCÂZÂT: Cezâların en hafif olanı.
ESMA-İ ZÂTİYE: Zâta ait isimler. * Allah'ın zâtına ait isimleri.(Zât-ı Vâcib-ül-Vücud'un bin bir esmasından bir kısmına "Esma-i Zâtiye" denilir ki, her cihetle Zât-ı Akdes'i gösterir. Onun adı ve onun ünvanıdır. "Allah, Ehad, Samed, Vâcib-ül-Vücud" gibi çok esmâ var. Bir kısmına da "Esmâ-i Fiiliye" tâbir edilir ki, çok nevileri var. Meselâ: "Gaffâr, Rezzak, Muhyi, Mümit, Mün'im, Muhsin" R.N.)
EŞEDD-İ MÜCÂZÂT: En şiddetli ceza.
EZAT: (C.: Üzâ-Ezy) İçinde su birikmiş çukur yer.
EŞEDD-İ MÜCÂZÂT: En şiddetli ceza.
FÜYUZAT: Feyizler. İnayetler. Füyuzlar. Mânevi tecelliler.
GAZÂT: Gazlar.
GAZÂT-I MUZIRRA: Zararlı gazlar. Zehirli gazlar.
GAZAT: (C: Guzâ) Dağ armudunun ağacı. * Dikenli ağaç. * Seksek ağacı.
GUZAT: (Gazi. C.) Din için harbedenler. Gaziler.
GUZAT: (Bak: Gudat)
HADD-İ ZÂTINDA: Aslında. Yaradılışında.
HÂDİM-ÜL LEZZAT: Lezzetleri mahveden, yıkan. (Ölüm)
HÂMIZAT: (Hâmız. C.) Asitler. Sirke gibi ekşi olan şeyler.
HÂMIZAT-I ŞAHMİYE: Yağ asitleri.
HEMEZAT: (Hemeze. C.) Kuruntular, vesveseler, şüpheler, tereddütler.
HUMUZAT: Ekşi şeyler.
HUZUZÂT: (Huzuz. C.) İnsanın hoşuna giden şeyler.
HUZUZÂT-I NEFSÂNİYE: Nefse hoş gelen şeyler.
HÜSN-Ü BİZZAT: Kendisi bizzat güzel olan.
İFRAZAT: Vücuddan çıkan, bedenden ayrılan kan, irin, balgam gibi şeyler.
İGLAZAT: (İglaz. C.) Kaba ve galiz söyleme.
İHTİMAL-İ ZATÎ: (Bak: İmkân-ı zatî)
İKRAZAT: Borçlar. Borç vermeler.
İLTİZAZAT: (İltizaz. C.) İltizazlar, lezzet duymalar.
İMKÂN-I ZÂTÎ: Vukuu mümkün olan iş. Bir şeyin, aslında mümkün olması.
İMTİYAZAT: (İmtiyâz. C.) İmtiyâzlar, izinler, müsâadeler.
İRADE-İ ZÂTİYE: Bir adamın kendi arzu ve isteği.
İSTİKRAZAT: (İstikraz. C.) Ödünç para almalar, borçlanmalar.
ISLAH-I ZÂT-ÜL BEYN: Aralarındaki kırgınlığı kaldırarak iki kişiyi barıştırma.
IZAT: Yalan. Sihir. Bühtan. * Dikenli büyük ağaç.
IZAT: (C.: Izât) Nasihat, öğüt.
IZAZAT: Noksanlık.
KUZAT: Şeriat nâmına hükmeden hâkimler. Kadılar. (Bak: Kudât)
KUZAZAT: Ok yeleği kırpıntısı. * Altın parçaları.
KÜNUZÂT: Kenzler. Hazineler.
LÂZIM-I ZATÎ: Kendisine ait icab eden hal. Kendisine has vaziyet.
LEZZAT: (Lezzet. C.) Tatlılıklar. Lezzetler. Tadı hoş ve güzel olan şeyler.
Lİ-ZATİHÎ: Kendisi. Bizzat. Kendiliğinden.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ZÂT-ÜL BEYN : İki kişi arasındaki düşmanlık.
ZA : "Ze" harfinin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...