| Kelime | Anlam |
|---|
| ZÂTÎ: | (Zâtiyye) Zâta mensub. Kendisine âit, ile alâkalı, hususi. Özel. |
| ZÂTİYYAT: | şahsiyetler. Zâta mahsus işler. |
| İçerisinde 'ZÂTÎ' geçenler |
|---|
| ALEM-İ ZÂTÎ: | Zata âit isim, zatına âit işâret, zâtına mahsus alâmet, delil.(Evet, Zât-ı Akdes'in alem-i zâtîsi ve en âzamî ismi olan Lafzullahtan sonra en âzam ismi olan Rahman, rızka bakar. Ve rızıktaki şükür ile ona yetişilir. Hem Rahman'ın en zâhir mânası, Rezzak'tır. M.) |
| BİZÂTİHİ: | Kendi kendine, aslında, kendiliğinden, esasında, kendisi, yalnızca zâtından, aslından. |
| DELALET-İ ZÂTİYE: | Kendi zatı ile, bizzat kendisini eserleri ile göstermek suretiyle olan delâlet, şahidlik. |
| ESMA-İ ZÂTİYE: | Zâta ait isimler. * Allah'ın zâtına ait isimleri.(Zât-ı Vâcib-ül-Vücud'un bin bir esmasından bir kısmına "Esma-i Zâtiye" denilir ki, her cihetle Zât-ı Akdes'i gösterir. Onun adı ve onun ünvanıdır. "Allah, Ehad, Samed, Vâcib-ül-Vücud" gibi çok esmâ var. Bir kısmına da "Esmâ-i Fiiliye" tâbir edilir ki, çok nevileri var. Meselâ: "Gaffâr, Rezzak, Muhyi, Mümit, Mün'im, Muhsin" R.N.) |
| İHTİMAL-İ ZATÎ: | (Bak: İmkân-ı zatî) |
| İMKÂN-I ZÂTÎ: | Vukuu mümkün olan iş. Bir şeyin, aslında mümkün olması. |
| İRADE-İ ZÂTİYE: | Bir adamın kendi arzu ve isteği. |
| LÂZIM-I ZATÎ: | Kendisine ait icab eden hal. Kendisine has vaziyet. |
| Lİ-ZATİHÎ: | Kendisi. Bizzat. Kendiliğinden. |
| MAHBUBETÜN Lİ-ZÂTİHÂ: | Zâtı için sevilen. Kendi zâtında sevgili olan. |
| SIFÂT-I ZÂTİYE: | (Sıfât-ı lâzime - Sıfât-ı vâcibe) Allah'ın zatından ayrılması mümkün olmayan ve zatına lâzım ve vâcib olan sıfatlar. * Tecvidde: Harflerin zâtından ayrılması mümkün olmayan sıfatlarıdır. (Bak: Sıfât-ı ayniye) |
| TENEZZÜH-Ü ZÂTÎ: | Zata mahsus tenezzüh. Yani zatının bütün noksan sıfatlardan, kusurlardan temiz ve uzak oluşu.(Zât-ı Vâcib-ül Vücud'un vücub-u vücuduna ve kudsiyetine lâyık bir tarzda ve istiğna-i zâtîsine ve gınâ-i mutlakına muvafık bir surette ve kemâl-i mutlakına ve tenezzüh-ü zâtîsine münâsib bir şekilde, hadsiz bir şefkat-i mukaddese ve nihayetsiz bir muhabbet-i münezzehesi vardır. M.) |
| ZÂTİYYAT: | şahsiyetler. Zâta mahsus işler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ZÂTİYYAT : | şahsiyetler. Zâta mahsus işler. |
| ZÂT : | Hürmete lâyık kimse. * Kendi. Öz, asıl. * Ehil. Sâhib. (Zu'nun müennesi) |
| ZA : | "Ze" harfinin adı. |