Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ZİHNÎ: | (Zihniyye) Zihinle alâkalı. Zihne âit. |
| ZİHNİYYÂT: | Zihne ait hususlar. Zihinle ilgili meseleler. |
| ZİHNİYYET: | Düşünce. Düşünce yolu. Anlayış. Kafa. |
| İçerisinde 'ZİHNÎ' geçenler | |
| İMKÂN-I ZİHNÎ: | Bir şeyin mümkün olabileceğini zihinle düşünmek.(Vesveseli adam imkân-ı zâtî ile imkân-ı zihnîyi birbiriyle iltibas eder. Yani, bir şeyi zâtında mümkün görse, o şeyi zihnen dahi mümkün ve aklen meşkuk tevehhüm eder. Halbuki, İlm-i Kelâm'ın kaidelerindendir ki; imkân-ı zâtî ise, yakîn-i ilmîye münâfi değil ve zaruret-i zihniyyeye zıddiyyeti yoktur. Meselâ: Şu dakikada Karadeniz'in yere batması zâtında mümkündür ve o imkân-ı zâtî ile muhtemeldir. Halbuki yakînen o denizin yerinde olduğunu hükmediyoruz. Şüphesiz biliyoruz ve o ihtimâl-i imkânî ve o imkân-ı zâtî bize şek vermez, bir şüphe getirmez, yakînimizi bozmaz. Meselâ: Şu güneş zatında mümkündür ki, bugün gurub etmesin veya yarın tulu' etmesin. Halbuki bu imkân, yakînimize zarar vermez, şüphe getirmez. İşte bunun gibi, meselâ: Hakaik-ı imâniyeden olan hayat-ı dünyeviyenin gurubuna ve hayat-ı uhreviyyenin tuluuna, imkân-ı zâtî cihetinde gelen vehimler, yakîn-i imanîye zarar vermez. Hem "lâ ibrete li-l-ihtimali-l-gayri-n-nâşi an delilin" yani: "Bir delilden neş'et etmeyen bir ihtimalin hiç ehemmiyeti yoktur" olan kaide-i meşhure, hem usul-üd din, hem usul-ü fıkhın kaide-i mukarreresindendir. S.) |
| ZİHNİYYÂT: | Zihne ait hususlar. Zihinle ilgili meseleler. |
| ZİHNİYYET: | Düşünce. Düşünce yolu. * Anlayış. * Kafa. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ZİHNİYYÂT : | Zihne ait hususlar. Zihinle ilgili meseleler. |
| ZİHN-İ MAHDUD : | Dar zihin. |
| ZİH : | f. Kiriş. * Yay kirişi. * Kenar çizgisi. * Kaytan, şerit. |
| Zİ : | Kılık, kıyafet. Elbise. |