Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ZİKR: (Zikir) Anmak, hatırlamak. Anılmak.
Allah'ı (C.C.) çok çok anıp azametini düşünmek ve esmâ-i hüsnâsını okuyup tefekkür etmek.
Kur'ân-ı Kerim'in bir ismi.(İ'lem eyyühel aziz! Tohum olacak bir habbenin kalbi yani içi delindiği zaman, elbette sünbüllenip neşvü nemâ bulamaz; ölür gider. Kezâlik, ene ile tâbir edilen enâniyetin kalbi, Allah Allah zikrinin şua ve hararetiyle yanıp delinse, büyüyüp gafletle firavunlaşamaz. Ve Hâlik-ı Semâvat ve Arz'a isyan edemez. O zikr-i İlâhî sâyesinde (ene) mahvolur...Zikreden adamın, feyz-i İlâhîyi celbeden muhtelif lâtifeleri vardır. Bir kısmı kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı da şuursuz, yâni şuurlara tâbi değildir. M.N.)
ZİKR-İ ALENÎ: Aşikâr ve açıktan toplanıp Allah'ı zikretmek.
ZİKR-İ CEHRÎ: Yüksek sesle yapılan zikir.
ZİKR-İ HAFÎ: İçten ve kalbden yapılan gizlice olan zikir. Nakşilerin zikir şekli.
ZİKR-İ KALBÎ: Kalb ile yapılan, sessiz zikir.
ZİKR-ÂREND: f. Zikreden. Anan.
ZİKRA: Anma, hatırlama.
Nasihat, öğüt.
İbret. Örnek.
İçerisinde 'ZİKR' geçenler
ÂNİF-ÜZ ZİKR: Az önce bildirilen, biraz evvel tebliğ edilen.
IZMAR-I KABL-EZ ZİKR: Edb: Bir kelimenin zikrinden önce ona âit zamiri kullanmak.
MÂRR-ÜZ ZİKR: Yukarıda zikri geçmiş olan, yukarda bahsedilmiş olan.
MESBUK-ÜZ ZİKR: Adı ve zikri geçmiş, bahsedilmiş.
SALİF-ÜZ ZİKR: Bildirilen, zikri geçen, mezkûr. Yukarıda ismi geçen. Yukarıda, daha evvel söylenen.
ZİKR-İ ALENÎ: Aşikâr ve açıktan toplanıp Allah'ı zikretmek.
ZİKR-İ CEHRÎ: Yüksek sesle yapılan zikir.
ZİKR-İ HAFÎ: İçten ve kalbden yapılan gizlice olan zikir. Nakşilerin zikir şekli.
ZİKR-İ KALBÎ: Kalb ile yapılan, sessiz zikir.
ZİKR-ÂREND: f. Zikreden. Anan.
ZİKRA: Anma, hatırlama. * Nasihat, öğüt. * İbret. Örnek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ZİKR-İ ALENÎ : Aşikâr ve açıktan toplanıp Allah'ı zikretmek.
ZÎK : (Bak: Dıyk)
Zİ : Kılık, kıyafet. Elbise.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...