Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ZİMMİT: | Ağır başlı, ciddi, vakarlı kimse. |
| İçerisinde 'ZİMMİT' geçenler | |
| İçerisinde 'ZİMMİT' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ZİMMÎ : | Anlaşma ile İslâm diyarında yaşaması kabul edilmiş, hayatı hıfzedilen gayr-ı müslim. Ehl-i zimmet.(Kâfir eğer zimmî olsa veya musalaha etse hakk-ı hayatı var diye usul-ü şeriatın bir düsturudur. Hem Mezheb-i Hanefiyede, ehl-i zimmeden olan bir kâfirin şehadeti makbuldür. Fakat fâsık, merdud-üş şehadettir, çünkü hâindir. L.) |
| ZİMMAR : | Deve kuşu sesi. * "Bağırmak, savt ve sada etmek" mânâsına mastar. |
| ZİMAL : | (Bak: Zemel) |
| Zİ : | Kılık, kıyafet. Elbise. |