Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ZİMMET: | Himayeyi te'min eden ittifak. Borç. Alâkalı. Uhde. Vicdan. Mes'uliyet. Üst. Üstte olan şey. Koruma zorunda kalma. |
| ZİMMET-DÂR: | f. Hazine sâhibi. Vergiyi alan, toplayan. Alacaklı. |
| İçerisinde 'ZİMMET' geçenler | |
| AKD-İ ZİMMET: | İslâmlarla muharebe etmiş veya eden bir şahsın veya bir cemaatın İslâm ahd u emânını, yani tâbiiyyetini kabul etmesi. |
| BERÂET-İ ZİMMET: | Zimmetinde birşey olmayış, suçsuzluk. |
| DÂR-I ZİMMET: | Müslümanların, ahid ve emânını ve himayesini kabul etmiş oldukları; gayr-i müslimlere mahsus yerler. |
| EHL-İ ZİMMET: | İslâm Devletinin tâbiiyetinden olan Hıristiyanlar. İslâm Devleti tarafından korunan müslümandan başka kimse. Zimmi. |
| FARÎZA-İ ZİMMET: | Yapılması mutlaka boynumuza borç olan vazife. |
| ZİMMET-DÂR: | f. Hazine sâhibi. Vergiyi alan, toplayan. Alacaklı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ZİMMET-DÂR : | f. Hazine sâhibi. Vergiyi alan, toplayan. Alacaklı. |
| ZİMMAR : | Deve kuşu sesi. * "Bağırmak, savt ve sada etmek" mânâsına mastar. |
| ZİMAL : | (Bak: Zemel) |
| Zİ : | Kılık, kıyafet. Elbise. |