Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ZABIT: Mahkeme, meclis gibi yerlerde söylenenlerin olduğu gibi yazılmışı.
Alâkalılarca yazılarak karşılıklı imzalanan, karşılıklı anlaşmayı bildiren yazı.
Yazı varakası.
Birçok kimselerce imzalanan rapor.
ZÂBITA: Yurt içinde emniyet ve intizamı korumakla vazifeli devlet kuvveti, polis.
Fık: Bütün hususlara şâmil olmayıp yalnız bir hususa ve onun teferruatına şamil olan hususi kaideye denir. Kanun ve âdet, zabt ve idareye vesile olan bağ.
ZÂBITA-İ AHLÂKIYE: Ahlâk zâbıtası.
ZÂBITA-İ BELEDİYE: Belediye zâbıtası.
ZÂBİT: (C.: Zâbitân) Askere kumanda eden rütbeli asker.
Kuvvetli, yavuz.
Zabteden. Başkalarını zabtedip idare etmeğe memur olan.
Subay.
Mc: Dediğini yaptıran, tuttuğunu koparan kimse.
ZÂBİTÂN: (Zâbit. C.) Zâbitler. Subaylar.
İçerisinde 'ZABIT' geçenler
ZÂBİTÂN: (Zâbit. C.) Zâbitler. Subaylar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ZÂBİTÂN : (Zâbit. C.) Zâbitler. Subaylar.
ZÂBİH : (Zebh. den) Boğazlayan, kesen. Kurban kesen.
ZAB : (Zevben - Zevebânen) Eriyen, erimiş, eridi.
ZA : "Ze" harfinin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...