| Kelime | Anlam |
|---|
| ZAC: | Kara boya. |
| ZACC: | Cenk arasında medet istemek. Savaşta yardım istemek. |
| ZACİR(E): | Mâni olan, alıkoyan, yasak eden. Zecreden. Zorlayan. |
| İçerisinde 'ZAC' geçenler |
|---|
| ASABİYY-ÜL-MİZAC: | Yaradılışça sinirli olan kimse. Yaradılışı itibâriyle asabi, hırçın, öfkeli olan. |
| ATEŞ-MİZAC: | f. Huysuz, geçimsiz, sert tabiatlı kimse. |
| ATEŞ-MİZAC: | f. Huysuz, geçimsiz, sert tabiatlı kimse. |
| EFSÜRDE-MİZAC: | f. Kanı soğuk, soğuk kanlı, mizâcı soğuk adam. |
| FÂSİD-ÜL MİZAC: | Ahlâkı ve iyi huyları ifsad eden. |
| GILZET-İ MİZAC: | Huy ve mizac sertliği. |
| HADİD-ÜL MİZÂC: | Öfkeli, çabuk kızan. |
| HAFİF-ÜL MİZAC: | Kararsız, hoppa, temkinsiz. |
| HIZAC: | Büyük tuluk. |
| HİFFET-İ MİZAC: | Hafifmeşreblik. Hoppalık. |
| HUŞUNET-İ MİZÂC: | Mizâc sertliği, huy ve tabiat sertliği. |
| HÜSN-Ü İMTİZAC: | İyi geçinme. |
| İMTİZAC: | Muvafık ve mutabık olmak. Mezcolmak, uyuşmak. İyi geçinmek. Karışmak. |
| İMTİZAC-I ELVAN: | Renklerin uygunluğu. |
| İMTİZACAT: | (İmtizac. C.) İmtizaclar. |
| İMTİZACKÂR: | f. Uyuşarak, anlaşarak, karışarak. Kaynaşmağa müsait surette. |
| İNFİZAC: | Sıcaklık verme, ısı verme. * Buharlaşma. * Terleme. |
| İNTİZAC: | Çok ağlama, fazlaca göz yaşı dökme. * Tıb: Çıbanın olgun hâle gelmesi. |
| İNZAC: | İyice pişirip kıvamını buldurma. |
| İSTİMZAC: | Uyuşmak. Beraber karışmak. * Birisinin mizacını, huyunu öğrenmeğe çalışmak. * Yoklamak. Fikrini, re'yini sormak. |
| KECMİZAC: | f. Mizaç ve tabiatı hoş olmıyan. Huysuz. |
| MAZACI': | (Mazca. C.) Kabirler, mezârlar. |
| MAZACİR: | (Mazcer. C.) Gönül daralacak ve sıkıntılı yerler. |
| MİHZAC: | Çamaşır tokacı. |
| MİZAC: | Huy, tabiat, fıtrat, bünye. * Bir şeyle karıştırılmış olan başka bir şey. |
| MİZAC-I NÂZİK: | İnce yaradılış. Nâzik tabiat. |
| MİZAC-DAN: | f. Mizac bilen, mizaçtan anlıyan. |
| MİZACGİR: | f. Mizâc ve keyiflere göre hareket eden. |
| MUNZACIR: | Yüreği sıkılmış. |
| MUTAZACCI': | Üşengeç, tenbel. |
| MUTAZACCIR: | Sıkıntılı. İçi sıkılan. Rahatsız. |
| MUZACEA: | Bir yerde beraber yatmak. |
| MÜNHARİF-ÜL MİZAC: | Rahatsız, keyifsiz. |
| NA-MİZAC: | f. Keyifsiz, rahatsız, hasta. |
| NA-MİZACÎ: | f. Keyifsizlik, rahatsızlık, hastalık. |
| PAZAC: | f. Ebe kadın. * Dadı, sütnine. |
| SEBÜKMİZAC: | f. Hafif mizaçlı. |
| SU-İ MİZÂC: | Sıhhat bozukluğu, huy fenalığı. |
| TAZACCU': | Gevşek davranma, üşenme. |
| TAZACCUR: | Sıkıntı. İç sıkılma. |
| TEZACÜR: | Birbirini kandırıp bir iş üzerine ümitlendirme. |
| TÜNDMİZAC: | f. Sert huylu. |
| ZACC: | Cenk arasında medet istemek. Savaşta yardım istemek. |
| ZACİR(E): | Mâni olan, alıkoyan, yasak eden. Zecreden. Zorlayan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ZACC : | Cenk arasında medet istemek. Savaşta yardım istemek. |
| ZA : | "Ze" harfinin adı. |