| Kelime | Anlam |
|---|
| ZÂNN: | Zanneden. Sanan. Zannedici. |
| ZANN: | şüphe. Zannetmek, samak. Sezme. |
| ZANN-I GALİB: | Kuvvetli, hakikate en yakın olan zann. (Bak: Su-i zan) |
| ZANN-I KABUL-Ü CUMHUR: | Bir hükmün doğruluğunu ekseri müçtehidlerin ve ehl-i reylerin zann derecesinde, yani kuvvetli ihtimal ile kabul etmeleri.(Ümmeti da'vetle teşri' edemez, fehmi şeriatten olur; lâkin şeriat olamaz. Müçtehid olabilir, fakat müşerri' olamaz.İcma' ile cumhurdur, sikke-i şer'i görür. Bir fikre davet etmek zann-ı kabul-ü cumhur, şart-ı evvel oluyor.Yoksa, davet bid'attır; reddedilir, ağzına tıkılır; onda daha çıkamaz... Lemeât) |
| ZANNÎ: | Zanna ait, zanna dâir ve müteallik. |
| İçerisinde 'ZANN' geçenler |
|---|
| FARZ-I ZANNÎ: | Müçtehidlerce kat'i bir delile yakın derecede kuvvetli görülen, zanni bir delil ile sâbit olan vazifedir ki, amel hususunda farz-ı kat'î kuvvetinde bulunur. Buna farz-ı amelî de denir. Meselâ: Abdestte mutlaka başı meshetmek bir farz-ı kat'îdir. Başın dörtte birini meshetmek bir farz-ı amelîdir. |
| HAZANNÜMA: | f. Sonbahar görünüşlü. * Mc: Hüzün ve keder verici. |
| HÜSN-Ü ZANN: | (Hüsn-i Zan) Bir kimsenin veya bir hâdisenin iyiliği hakkındaki vicdâni ve iyi kanaat. İyi fikirde bulunup, iyi olacağını düşünmek. |
| KAZİYE-İ ZANNİYE: | Man: Karineler ve emârelerden alınmış olan kaziyyeye denir ki; akıl galip zan ile hüküm eylerse de, onun nakzını dahi tecviz eder, bu cihetle zanniyatın cümlesi nazaridir. |
| MAZANNE: | (Mazınne) Zannolunduğu yer. Zan götüren. * Ermiş sanılan. |
| MAZANNE-İ HAYR: | Kendisinden yalnız iyilik umulan kimse. |
| MAZANNE-İ SU': | Kendisinden ancak kötülük beklenen kimse. |
| MUTAZANNİ: | (Mutazannin) (Zan. dan) Zan ile iş gören. |
| TAZANNÜN: | (Zann. dan) Sanma, zan ile iş görme, delilsiz hükmetme. |
| ZANN-I GALİB: | Kuvvetli, hakikate en yakın olan zann. (Bak: Su-i zan) |
| ZANN-I KABUL-Ü CUMHUR: | Bir hükmün doğruluğunu ekseri müçtehidlerin ve ehl-i reylerin zann derecesinde, yani kuvvetli ihtimal ile kabul etmeleri.(Ümmeti da'vetle teşri' edemez, fehmi şeriatten olur; lâkin şeriat olamaz. Müçtehid olabilir, fakat müşerri' olamaz.İcma' ile cumhurdur, sikke-i şer'i görür. Bir fikre davet etmek zann-ı kabul-ü cumhur, şart-ı evvel oluyor.Yoksa, davet bid'attır; reddedilir, ağzına tıkılır; onda daha çıkamaz... Lemeât) |
| ZANNÎ: | Zanna ait, zanna dâir ve müteallik. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ZANN-I GALİB : | Kuvvetli, hakikate en yakın olan zann. (Bak: Su-i zan) |
| ZAN : | (Bak: Zann) |
| ZA : | "Ze" harfinin adı. |