| Kelime | Anlam |
|---|
| ZARR: | Zarar. |
| ZÂRR: | Zarar veren, zararlı. |
| ZARR: | Soğuktan dolayı suyun donması. |
| ZARRÂ': | (Darrâ') Şiddet. Keder, mihnet, sıkıntı. |
| İçerisinde 'ZARR' geçenler |
|---|
| AZARR: | (Zarar. dan) Çok zararlı. |
| MAZARR: | Zararlar, ziyanlar. Mazarrât. |
| MAZARRA: | Meşakkat, zahmet. * Ziyân. |
| MAZARRAT: | Zararlar. Ziyanlar. Mazârr. |
| MEZARRE: | Isırmak. |
| MUTAZARRI': | Tazarru eden. Alçak gönüllülük eden. * Bir şeye gizlice varıp yaklaşan. * Can ve gönülden tezellül ile yalvaran. * Noksan ve kusurlarını bilerek kibirden, büyüklenmekten çekinip tevazu eden. |
| MUTAZARRIÂNE: | f. Kendi kusurlarını bilerek, ihtiyacını anlayarak, tevazu ile niyaz ederek, yalvararak. |
| MUTAZARRIF: | (C.: Mutazarrıfîn) (Zarf. dan) Zarafet taslayan, tazarruf eden. |
| MUTAZARRIFÎN: | (Mutazarrıf. C.) (Zarf. dan) Zariflik taslayanlar, tazarruf edenler. |
| MUTAZARRİÎN: | (Mutazarrı'. C.) Yalvaranlar, tazarru' edenler, yalvarıp yakaranlar. |
| MUTAZARRIR: | Zarar ve ziyana uğrayan, zarar görmüş olan. |
| MUZARREB: | Kaba dikişli kaftan. |
| MUZARRİS: | Her şeyi tecrübe eden kimse. |
| TAZARRU': | Bir şeye gizlice yaklaşmak. * Kendi kusurlarını bilip kibirden vaz geçip tevâzu ile yalvarmak. |
| TAZARRU'EN VE HUFYETEN: | Gizlenip saklanarak. |
| TAZARRUF: | Zarafet. * Zariflik taslama. İncelik göstermek. Külfetle zarif olmak. |
| TAZARRU'KÂRANE: | f. Tazarru ederek. Tazarru etmek suretiyle. |
| TAZARRUR: | (Zarar. dan) Zarar ve ziyâna uğrama. |
| ZARRÂ': | (Darrâ') Şiddet. Keder, mihnet, sıkıntı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ZARRÂ' : | (Darrâ') Şiddet. Keder, mihnet, sıkıntı. |
| ZAR' : | (C.: Zuru') Meme. * Süt veren hayvan memesi. |
| ZA : | "Ze" harfinin adı. |