Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ZED: f. Vurma, dövme.
ZED: "Vurucu, vuran" mânasına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Guş-zed $ : Kulağa çalınan. Zeban-zed $ : Yayılmış söz.
ZEDE: (Zed) f. Birleşik kelimeler yapılarak, "vurulmuş, çarpılmış, tutulmuş" manalarına gelir. Meselâ: Musibet-zede $ : Musibete uğramış.
ZEDEGÂN: (-zede. C.) f. Tutulmuşlar, çarpılmışlar, uğramışlar mânalarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır.
ZEDERGÂH: (Bak: Zidergâh)
ZEDE (-): (Zed) f. Birleşik kelimeler yapılarak, "vurulmuş, çarpılmış, tutulmuş" manalarına gelir. Meselâ: Musibet-zede $: Musibete uğramış.
İçerisinde 'ZED' geçenler
AFETZEDE: (C: Afetzedegân) f. Bir musibete, bir belâya ve bilhassa yangın, zelzele gibi bir felâkete uğramış.
AFETZEDEGÂN: (Afetzede. C.) f. Afete, belâya, felâkete uğramışlar.
ATEŞ-ZEDE: f. Yakılmış, yakılan.
BEHEMZEDE: f. Topluluğu dağıtmış, cemiyeti bozmuş.
BELA-ZEDE: f. Belaya uğramış, başına musibet gelmiş olan.
BERHEM-ZEDE: f. Karmakarışık, altı üstüne getirilmiş.
BERSER-ZEDEN: f. Başa kakmak, azarlamak.
BERZEDE: f. Toplanılmış, biriktirilmiş, bir araya getirilmiş.
ELEM-ZEDE: f. Acılı. Kederli. Dertli.
ELEMZEDE-GÂN: (Elemzede. C.) f. Elemliler, kederliler, dertliler.
FELAKETZEDE: f. Belâya uğramış, bir musibete düşmüş, acınacak hale gelmiş olan.
FELEKZEDE: f. Feleğin kahrına uğramış, tâlihsiz.
GAMM-ZEDE: f. Kederli, hüzünlü, gamlı, tasalı.
GURBET-ZEDE: f. Memleketinden başka yerde bulunan, gurbete düşmüş olan.
GUŞ-ZED: f. Kulağa çarpan, işitilen.
HARÎK-ZEDE: (C.: Harikzedegân) f. Yangından zarar görmüş kişi. Evi ve eşyaları yanmış kimse.
HASRET-ZEDE: (C.: Hasret-zedegân) f. Hasrete düşmüş, hasrete uğramış.
HAYBET-ZEDE: f. Sıkıntıya uğrayan, kedere düşen, kederli olan.
HAYRET-ZEDE: f. Hayrete düşmüş ve şaşırmış olan.
HERZEDERAY: f. Mânâsız ve saçmasapan sözler konuşan.
HİCRAN-ZEDE: Ayrılmış, üzüntülü, hicrâna uğramış.
KALEMZEDE: f. Yazılmış, kaleme alınmış.
KAZA-ZEDE: Kazaya uğramış, başına felâket gelmiş.
KEMZEDE: f. Tâlihsiz, şanssız, bahtsız.
LEKEDZEDE: f. Çifte yiyen.
LERZEDÂR: f. Titrek, titreyici.
MÂTEMZEDE: Mâtemli. Yaslı.
MELAMETZEDE: (C.: Melametzedegân) f. Melamete uğramış, ayıplanmış, azarlanmış, kınanmış.
MELAMET-ZEDEGÂN: (Melametzede. C.) f. Ayıplanmış, kınanmış kimseler, azarlanmış olanlar.
MİHNETZEDE: f. Afet ve belâya uğramış. Keder, mihnet ve musibete giriftar olmuş.
MUSİBET-ZEDE: Belâya uğrayan. Hastalık veya başka musibete uğrayan.(İmanla insanın kalbinde öyle bir kuvve-i mâneviye husule gelir ki, insan o kuvvet ile her musibete, her hâdiseye karşı mukavemet edebilir! İ.İ.)
NAMZED: (Nâm-zed) f. İsteyen veya istenilen kimse. * Sözlü. Nişanlı. * Bir vazifeye tayin edilmesini isteyen veya istenilen kişi. Aday.
NEKBETZEDE: f. Felâket görmüş, musibete uğramış.
NİZEDÂR: f. Mızraklı. Kargılı. Süngülü.
PAYZEDE: f. Çiğnenmiş, ayak altında kalmış.
PA-ZEDE: (Bak: Pâyzede)
RAKAMZEDE: f. Yazılan, söylenen. Yazılmış.
RUZEDÂR: f. Oruçlu.
SAİKA-ZEDE: f. Yıldırım çarpmış.
SAYKALZEDE: f. Cilâlı. Cilâlanmış.
SERZEDE: f. Baş göstermiş, uç vermiş, çıkmış.
SEVDAZEDE: f. Âşık, meftun, sevdalı.
ŞANEZEDE: f. Tarakla saçları taranmış.
TABERZED: Bir cins şeker.
TEB-ZEDE: (C.: Teb-zedegân) f. Sıtmaya tutulmuş.
TENZEDE: f. Sessiz, sâkin, susmuş.
TUFANZEDE: f. Tufan görmüş. Tufana uğramış.
VELEHZEDE: f. Sevgilinin hışmına uğrayıp kahır çeken âşık.
ZAHMZEDE: f. Yaralı. Mecruh.
ZÂNÛZEDE: f. Diz çökmüş.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ZEDE : (Zed) f. Birleşik kelimeler yapılarak, "vurulmuş, çarpılmış, tutulmuş" manalarına gelir. Meselâ: Musibet-zede $ : Musibete uğramış.
ZE : Kur'an alfabesinde onbirinci harftir ve ebcedi kıymeti 7'dir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...