Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ZELİL: | Sürçüp düşen. Yanılan. |
| ZELİL: | Hor, hakir, alçak. Aşağı tutulan. |
| ZELİLÂNE: | f. Alçakça. Hakir ve aşağılık kimselere yakışır şekilde. |
| ZELİLÎ: | Hakirlik, horluk, zelillik, alçaklık. |
| İçerisinde 'ZELİL' geçenler | |
| NİSVAN-I ZELİL: | Ahlâken ve dinen düşmüş, zelil olmuş kadınlar. |
| ZELİLÂNE: | f. Alçakça. Hakir ve aşağılık kimselere yakışır şekilde. |
| ZELİLÎ: | Hakirlik, horluk, zelillik, alçaklık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ZELİLÂNE : | f. Alçakça. Hakir ve aşağılık kimselere yakışır şekilde. |
| ZELİC : | (Ayak) kaymak. |
| ZELA' : | Ayağın altında ve üstünde; elin ise arkasında olan yarık. |
| ZE : | Kur'an alfabesinde onbirinci harftir ve ebcedi kıymeti 7'dir. |