Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ZEMAN: | Zaman, devir, vakit, çağ, mevsim, mehil.(Levh-i Mahv-İsbat ise, sâbit ve dâim olan Levh-i Mahfuz-u Azam'ın daire-i mümkinatta, yâni mevt ve hayata, vücut ve fenâya daima mazhar olan eşyada mütebeddil bir defteri ve yazar bozar bir tahtasıdır ki, hakikat-ı zaman odur. Evet herşey'in bir hakikatı olduğu gibi, zaman dediğimiz, kâinatta cereyan eden bir nehr-i azimin hakikatı dahi Levh-i Mahv-İsbat'taki kitabet-i kudretin sahifesi ve mürekkebi hükmündedir. S.) |
| ZEMAN-I MEDİDE: | Pek uzun zaman. |
| ZEMAN-I VUSÛL: | Varma zamanı. |
| ZEMANE: | f. şimdiki zaman. Vakit, devir. Tâlih, baht, şans. |
| ZEMANEN: | Zamanca, zaman bakımından. Vaktinde, vaktiyle. |
| ZEMANE(T): | Belâ, musibet, âfet. Bedenin bir azası eksik veya kötürüm olma. |
| ZEMANÎ: | Zamanla ilgili, zamana ait. |
| ZEMANİYAN: | f. İnsanlar. Beşer. |
| İçerisinde 'ZEMAN' geçenler | |
| EŞKÂL-İ ZEMAN: | Zamanın şekilleri. * Ahmet Rasim'in bir romanı. |
| GERDİŞ-İ ZEMÂN: | Zamânın dönüşü. |
| HEM-ZEMAN: | f. Aynı zamanda işleyen. * Çağdaş, muâsır. Aynı çağda yaşayan insan veya geçen hâdiselerin her biri. |
| ZEMAN-I MEDİDE: | Pek uzun zaman. |
| ZEMAN-I VUSÛL: | Varma zamanı. |
| ZEMANE: | f. şimdiki zaman. * Vakit, devir. * Tâlih, baht, şans. |
| ZEMANEN: | Zamanca, zaman bakımından. * Vaktinde, vaktiyle. |
| ZEMANE(T): | Belâ, musibet, âfet. * Bedenin bir azası eksik veya kötürüm olma. |
| ZEMANÎ: | Zamanla ilgili, zamana ait. |
| ZEMANİYAN: | f. İnsanlar. Beşer. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ZEMAN-I MEDİDE : | Pek uzun zaman. |
| ZEMA' : | Tenbel olmak. * Dehşetli olmak. * Acele etmek. * Yırtmak. * Alçak insan, kötü insan. |
| ZE : | Kur'an alfabesinde onbirinci harftir ve ebcedi kıymeti 7'dir. |