| Kelime | Anlam |
|---|
| ZEMM: | Birisinin ayıplarını söylemek, çekiştirmek. Kötülemek, yermek. Ayıplamak. |
| ZEMMÂM: | Ayıplayıcı, zemmedici, kötüleyici. |
| ZEMMAR: | Düdük çalan. |
| İçerisinde 'ZEMM' geçenler |
|---|
| MEZEMMET: | Ayıplama. Kınama. Yerme. * Kınanacak, yerilecek iş. |
| MÜTEZEMMİL: | Tezemmül eden. Elbiseye, örtüye bürünen. |
| MÜZEMM: | Ayıplı. |
| MÜZEMMELE: | Soğuk su testisi. |
| MÜZEMMEM: | Aşağılık, bayağı ve küstah adam. |
| MÜZEMMİL: | Elbise içine sarınan, örtünen, sargılanmış. |
| MÜZZEMMEL: | Elbise içine sarılmış. |
| MÜZZEMMİL: | Tezmil eden, sarınan. Elbise içine sarınan. * Bazıları, "Yükü yüklenen" şeklinde mânalandırmışlardır. * Mc: Gizlemek. Zayıf davranmak, işe pek kıymet vermemek. * Büyük bir hâdise karşısında başını içeri çekmek, kaçınmak, rahata meyletmek. * Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) Cenab-ı Hak tarafından: "Ey örtüsüne bürünen veya risalet yükünü yüklenmiş olan" diye iltifat edilerek isimlendirilmiştir. (Bak: Mütezemmil, Zemel) |
| MÜZZEMMİL SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 73. suresi olup Mekkîdir. |
| TEZEMMÜL: | Bürünmek. Sarılmak. Örtünmek. (Bak: Müzzemmil) |
| TEZEMMÜM: | Kişi kendi üzerine hak lâzım kılmak. * Ahd ü eman etmek. * Arlanmak. Utanıp çekinmek. |
| TEZEMMÜN: | Sür'atle gitmek. |
| TEZEMMÜR: | Savaşmak. |
| ZEMMÂM: | Ayıplayıcı, zemmedici, kötüleyici. |
| ZEMMAR: | Düdük çalan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ZEMMÂM : | Ayıplayıcı, zemmedici, kötüleyici. |
| ZEMA' : | Tenbel olmak. * Dehşetli olmak. * Acele etmek. * Yırtmak. * Alçak insan, kötü insan. |
| ZE : | Kur'an alfabesinde onbirinci harftir ve ebcedi kıymeti 7'dir. |