Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ZEMZEME: Nağme, hoş ses. Uzun uzadıya gürleyerek seslenmek. Geniz ve boğaz ile ezgili ses çıkarmak. Yavaş yavaş geniz ve boğazdan ses çıkararak türkü veya şarkı söylemek.
Cemaat.
ZEMZEME-DÂR: f. Ahenkli.
ZEMZEME-PİRÂ: f. Şarkı söyleyen, terennüm eden.
İçerisinde 'ZEMZEME' geçenler
ZEMZEME-DÂR: f. Ahenkli.
ZEMZEME-PİRÂ: f. Şarkı söyleyen, terennüm eden.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ZEMZEME-DÂR : f. Ahenkli.
ZEMZEM : Çok mübarek bir su. * Kâbe-i Mükerreme'nin yanındaki maruf kuyu. (Süryanicede Zem: Dur, gitme mânasınadır. Vaktiyle Hz. Hacer, oğlu İsmail'in (A.S.) ayağı altından su çıkıp aktığını veya bu kuyunun çok çok akmağa başladığını görünce, "zem zem" diye söylemesi ile kuyunun akması kesilmiş ve bu vecihle kuyu bu ismi almıştır.) *Kelimenin lügat manası: Yavaş yavaş teganni ve terennüm eylemek, hafif ve yavaş yavaş türkü söylemek. * Çok bol.
ZEMA' : Tenbel olmak. * Dehşetli olmak. * Acele etmek. * Yırtmak. * Alçak insan, kötü insan.
ZE : Kur'an alfabesinde onbirinci harftir ve ebcedi kıymeti 7'dir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...