Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ZERR: Zerre, en küçük parça.
Karınca yumurtası.
Ayırmak.
ZERR: Düğmeyi iliklemek.
Birbirine pekitip bağlamak.
ZERRA': Ekinci, çiftçi.
ZERRAD: Zırh ören.
ZERRAK: (Zerk. den) İki yüzlü.
ZERRAT: (Zerre. C.) Zerreler. Pek ufak parçalar. Moleküller.
ZERRE: (C: Zerrat) Pek ufak parça.
Atom.
Çok küçük karınca.
Güneş ışığında görünen ufacık tozlar.
Küçük boylu adam.
ZERREVÂRİ: f. Zerre gibi çok küçük.
ZERREVÎ: Zerre ile alâkalı, zerreye âit.
ZERRİN: f. Altından yapılmış. Altın gibi parlak. Sarı
İçerisinde 'ZERR' geçenler
CAM-I ZERRİN: f. Altın kadeh. * Tas: Allah âşıkının kalbi. * Bir kasaba adı. * Bir şarab adı.
DÂS-I ZERRİN: Altın orak. * Mc: Yeni ay.
HÂME-İ ZERRİN: Altın kalem, altından yapılmış kalem.
KUBBE-İ ZERRİN: Güneş, şems.
MÂ-İ ZERRİN: Altun suyu.
MÜRG-İ ZERRİN: Sülün.
MÜZERRA': Anası, babasından daha şerefli olan.
MÜZERREB (MEZRUB): Keskin kılıç.
MÜZERRİ': Yeri, bir zira' miktarı ıslatıp ekin ekmeye yarayan yağmur.
MÜZERRİ': (Zer'. den) Tohum eken makine.
NOKTA-İ ZERRİN: Güneş. Altun nokta.
SİVAR-I ZERRİN: Altun bilezik.
TAHAVVÜLÂT-I ZERRAT: Zerrelerin tahavvülü.(Tahavvülât-ı zerrat, Nakkaş-ı Ezelî'nin kalem-i kudreti, kitab-ı kâinatta yazdığı âyât-ı tekviniyenin hengâmındaki ihtizazatı ve cevelânıdır. Yoksa; maddiyyun ve tabiiyyunların tevehhüm ettikleri gibi tesadüf oyuncağı ve karışık, mânasız bir hareket değildir. Çünkü; bütün mevcudat gibi zerreler ve her bir zerre, mebde-i hareketinde "Bismillah" der. Çünkü nihayetsiz, kuvvetinden fazla yükleri kaldırır. Ve buğday dânesi kadar bir çekirdeğin koca bir çam ağacı gibi bir yükü omuzuna alması gibi... Hem vazifesinin hitamında "Elhamdülillah" der. Çünkü: Bütün ukulü hayrette bırakan hikmetli bir cemâl-i san'at, faydalı bir hüsn-ü nakş göstererek Sâni-i Zülcelâl'in medâyihine bir kaside-i medhiye gibi bir eser gösterir. Meselâ: Nar ve mısıra dikkat et. S.)
TEZERRİ: Üstüne binmek.
TEZERRU': Elle tartmak. Bir nesneyi kolla oranlamak. * Yemeği çok yemek. * Çok konuşmak.
TEZERRUK: Ayrılmak, dağılmak.
ZERRA': Ekinci, çiftçi.
ZERRAD: Zırh ören.
ZERRAK: (Zerk. den) İki yüzlü.
ZERRAT: (Zerre. C.) Zerreler. Pek ufak parçalar. Moleküller.
ZERRE: (C: Zerrat) Pek ufak parça. * Atom. * Çok küçük karınca. * Güneş ışığında görünen ufacık tozlar. * Küçük boylu adam.
ZERREVÂRİ: f. Zerre gibi çok küçük.
ZERREVÎ: Zerre ile alâkalı, zerreye âit.
ZERRİN: f. Altından yapılmış. Altın gibi parlak. Sarı
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ZERRA' : Ekinci, çiftçi.
ZER : Sarı. * Altın, akçe. * Nöbet. * Oruç. * Çile.
ZE : Kur'an alfabesinde onbirinci harftir ve ebcedi kıymeti 7'dir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...