Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ZEVC: | Çift. İki şeyden meydana gelen. Sınıf, cins, nev'. Karı ve kocanın herbiri. Koca, eş. |
| ZEVCAT: | (Zevce. C.) Zevceler. Karılar. Kadın eşler. |
| ZEVCE: | Kadın eş. Nikâhlı kadın, eş. |
| ZEVCEYN: | Karı ile koca. Kadın ile erkek çift. |
| ZEVCİYYET: | Kocalık, karılık. Eşlik. Karı ve koca oluş. |
| İçerisinde 'ZEVC' geçenler | |
| BEYN-EZ ZEVCEYN: | Karı-koca arasında. |
| HUKUK-U ZEVCİYE: | Karı ile kocanın birbirlerine karşı hâiz olduğu haklar. Aile hukuku. |
| TAADDÜD-Ü ZEVCAT: | Bir kaç kadınla evlilik hali. (Bak: Aile)(Medeniyet, taaddüd-ü ezvacı kabul etmiyor. Kur'anın o hükmünü, kendine muhalif-i hikmet ve maslahat-ı beşeriyeye münâfi telâkki eder. Evet, eğer izdivacdaki hikmet, yalnız kaza-yı şehvet olsa, taaddüt bilâkis olmalı. Halbuki, hatta bütün hayvânatın şehâdetiyle ve izdivac eden nebâtatın tasdikıyle sabittir ki; izdivacın hikmeti ve gayesi, tenasüldür. Kaza-yı şehvet lezzeti ise, o vazifeyi gördürmek için rahmet tarafından verilen bir ücret-i cüz'iyyedir. Madem, hikmeten, hakikaten, izdivaç, nesil içindir, nev'in bekası içindir. Elbette, bir senede yalnız bir defa tevellüde kabil ve ayın yarısında kabil-i telâkkuh olan ve elli senede ye'se düşen bir kadın, ekseri vakitte tâ yüz seneye kadar kabil-i telkih bir erkeğe kâfi gelmediğinden, medeniyet pekçok fâhişehâneleri kabul etmeye mecburdur. S.) (İslâmiyet'in ahkâmı iki kısımdır:Birisi: Şeriat ona müessistir, bu ise hüsn-ü hakiki ve hayr-ı mahzdır.İkincisi: Şeriat muaddildir. Yâni; gayet vahşi ve gaddar bir suretten çıkarıp, ehven-i şer ve muaddel ve tabiat-ı beşere tatbiki mümkün ve tamamen hüsn-ü hakikiye geçebilmek için zaman ve zeminden alınmış bir surete ifrağ etmiştir. Çünki, birden tabiat-ı beşerde umumen hüküm-ferma olan bir emri birden ref'etme, bir tabiat-ı beşeri birden kalbetmek iktiza eder. Binaenaleyh, Şeriat, vâzı-ı esâret değildir. Belki en vahşi suretten, böyle tamamen hürriyete yol açacak ve geçebilecek surete indirmiştir, tâdil etmiştir. Hem de dörde kadar taaddüd-ü zevcat tabiata, akla, hikmete muvâfık olmakla beraber, şeriat bir taneden dörde çıkarmamış, belki sekiz dokuzdan dörde indirmiştir. Bahusus taaddüdde öyle şerâit koymuştur ki; ona mürâat etmekle hiç bir mazarrata müeddi olmaz. Bazı noktada şer olsa da ehven-i şerdir. Ehven-i şer ise bir adâlet-i izâfiyedir... Münâzarat) |
| TEADDÜD-Ü ZEVCAT: | (Bak: Taaddüd-ü zevcat) |
| ZÂT-ÜZ-ZEVC: | Kocası olan kadın. |
| ZEVCAT: | (Zevce. C.) Zevceler. Karılar. Kadın eşler. |
| ZEVCE: | Kadın eş. Nikâhlı kadın, eş. |
| ZEVCEYN: | Karı ile koca. Kadın ile erkek çift. |
| ZEVCİYYET: | Kocalık, karılık. Eşlik. Karı ve koca oluş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ZEVCAT : | (Zevce. C.) Zevceler. Karılar. Kadın eşler. |
| ZEV' : | Ölüm sebebiyle gelen sıkıntı, keder. |
| ZE : | Kur'an alfabesinde onbirinci harftir ve ebcedi kıymeti 7'dir. |