Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ZIHAR: | İki şey arasında münasebet ve mutabakat meydana getirmek. İki şeyi birbirine mutabık eylemek. Arka arkaya, mukabil kılmak. Karşılıklı yardımlaşmak. Fık: Bir kocanın, karısını müebbeden mahremi olan birisinin bakması câiz olmayan bir yerine teşbih etmesi.Meselâ, bir adam karısına, "Sen bana anam gibisin" demesi gibi. Bu halde karısı da ona haram olurdu. İslâmiyetten evvel câhiliyet âdetleri olan ve bir nevi boşanma usulü sayılan bu çeşit hareketi İslâmiyet men'etmiştir ve zecr için zıhar eden kimseye keffaret vaz' olunmuştur. (O.L.) |
| ZIHARE: | Elbisenin dış yüzü, dış tarafı. |
| İçerisinde 'ZIHAR' geçenler | |
| RUZÎHÂR: | f. Rızık yiyici. Canlı, mahlûk. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ZİHAF : | Çokluk. * Süstlük ve zayıflık ile yürümek. * Edb: İbarede uzun okunulması gereken bir sesli harfin, vezin zarureti ile kısa okunuşu. (Bunun zıddı: İmâle'dir) |
| ZİH : | f. Kiriş. * Yay kirişi. * Kenar çizgisi. * Kaytan, şerit. |
| Zİ : | Kılık, kıyafet. Elbise. |