Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ZUHUR: | Meydana çıkmak. Ansızın meydana gelmek. Baş göstermek. Görünmek. Hulul. Galip olmak. Âlîkadr. |
| ZUHURÂT: | Birden oluveren şeyler. Hesapta olmayan umulmadık hâdiseler. Sünuhat. (L.R.) |
| İçerisinde 'ZUHUR' geçenler | |
| ÂLEM-İ ZUHUR: | Görünen âlem, şahâdet âlemi, şu anda içinde yaşadığımız âlem. |
| KABL-EZ ZUHUR: | Zuhurundan ve meydana çıkmadan evvel. |
| NEVZUHUR: | f. Yeni çıkma. Yeni zuhur etme. |
| SAHA-İ ZUHUR: | Görünme meydanı. |
| SAHİB-ZUHUR: | Baş kaldıran, isyan eden, ayaklanan. Başa geçen. |
| ZUHURÂT: | Birden oluveren şeyler. Hesapta olmayan umulmadık hâdiseler. * Sünuhat. (L.R.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ZUHURÂT : | Birden oluveren şeyler. Hesapta olmayan umulmadık hâdiseler. * Sünuhat. (L.R.) |
| ZUHAL : | (Bak: Zühal) |
| ZÛ : | Kelimenin başına gelerek "sâhip, mâlik olan" mânasını verir. (Bak: Zâ) |