Block title
Block content
Keza Hüsrev’in.

Risalelerin yüksekliğine ve güzelliğine ve lâtifliğine âciz lisanımla, kısa aklımla zaif idrakimle hayrette kaldığım şöyle dursun, bilâkayd her okuyanı bizzarure tahsine sevk ediyor. Cenâb-ı Hakka ne kadar hamd eylesem, şükreylesem, bu lütufların hakkını ödeyemem.
Hüsrev

• • •
Önceki Risale: ( 56 ) / Sonraki Risale: ( 58 )
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âciz : güçsüz
Aleyhi Ekmelüssalâtü Vesselâm : en mükemmel salâtlar ve selâmlar onun üzerine olsun
berekât : bereketler, hayırlar
bilâkayd : kayıtsız
bizzarure : ister istemez, zorunlu olarak
Cenâb-ı Hak : Hakkın tâ kendisi olan, şeref ve yücelik sahibi Allah
emsal : benzerler
fıkra : kısa yazı
hamd etmek : şükür ve övgülerini sunmak
huzur-u saâdet : Peygamber Efendimizin huzuru
idrak : anlayış, kavrayış
kasır : kısa, yetersiz
keza : yine, bundan böyle
kıymettar : kıymetli, değerli
lâtif : güzel, hoş
lisan : dil
lütuf : iyilik, ihsan, bağış
muhtevî bulunma : ihtiva etme, içine alma
muvaffak buyurmak : yardım ederek başarı sağlamak
muvaffak olmak : başarmak
müşerref olmak : şereflenmek
mütalâa etmek : dikkatle okumak, incelemek
müyesser : kolay; mümkün
Nebiyy-i Âhirüzzaman : dünya hayatının kıyamete yakın son devrenin Nebisi; son Peygamber
Nur bahçesi : Risale-i Nur Külliyatı
nurlu : aydınlık
pâk : temiz
Risaleler : Risale-i Nur’u oluşturan bölümler
ruhsat : izin
sevk etmek : göndermek, yönlendirmek
sohbet-i Nebeviye : Peygamberimizin sohbeti
Sözler : Risale-i Nur için kullanılan diğer bir ad
şükretmek : Allah’a karşı minnet duymak, teşekkür etmek
tahsin : güzel bulma
tevdi eden : emanet eden, bırakan
zât-ı âlî : yüksek şahsiyet
Yükleniyor...