Block title
Block content
S - Gerek Kur’ân-ı Kerim olsun, gerek tefsiri olan hadîs-i şerif olsun, her fenden, her ilimden birer fezleke almışlardır. Bir kitap veya bir şahsın yalnız fezlekeleri ihata etmekle harika olması lâzım gelmez. Bir şahıs, pek çok fezlekeleri ihata edebilir.

C - Bahsettiğimiz fezleke, sellemehüsselâm fezlekeler değildir. Ancak, hüsn-ü isabetle, münasip bir mevkide ve münbit bir yerde, işitilmemiş çok işaretleri tazammun etmekle istimal ve zer edilen fezlekelerdir. Kur’ân veya hadîsin aldıkları fezlekeler, bu kabil fezlekelerdir. Bu kabil fezlekeler, tam bir meleke ve ıttıladan sonra hasıl olabilir ki, herbir fezleke, me’hazı olan fen veya ilmin hükmünde olur. Bu ise, bir şahısta olamaz.

Aziz arkadaş! Bu meselelerde yazılan muhakemelerin neticesi olarak şu gelen kaideleri de koynuna koy, sana lâzım olur.

1. Bir şahıs, çok fenlerde ihtisas sahibi olamaz.

2. İki şahıstan sudur eden bir söz, istidatlarına göre tefavüt eder. Yani birisine göre altın, ötekisine nazaran kömür kıymetinde olur.

3. Fünun, fikirlerin birleşmesinden hasıl olup, zamanın geçmesiyle tekâmül eder.

4. Eski zamanda nazarî olup, bu zamanda bedihî olmuş olan çok meseleler vardır.

5. Zamân-ı mâzi, bu zamana kıyas edilemez; aralarında çok fark vardır.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: 21-22. âyetin tefsiri / Sonraki Risale: 25. âyetin tefsiri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

aziz : çok değerli, izzetli, saygın
bedihî : açık, aşikâr
beyan : açıklama, anlatma
Bismarck :
Carlyle :
fen : ilim, sanat
feylesof : filozof; felsefe ile uğraşan, felsefeci
fezleke : netice, özet
fünun : fenler, ilimler, sanatlar
Goethe :
hadis-i şerif : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek söz, fiil ve hareketi veya onun onayladığı başkasına ait söz, iş veya davranış
hâsıl olma : meydana gelme, ortaya çıkma
haşiye : dipnot, açıklayıcı not
hurafe : delile dayanmayan saçma inanış
hüsn-ü isâbet : güzel bir şekilde ve doğru bir tarzda gayeyi gösterme
ıttıla : bilgi sahibi olma, bilme
ihata : içine alma, kapsama
ihtisas : uzmanlık
ilâ âhir : sonuna kadar
inşaallah : Allah izin verirse
istidat : kabiliyet, ruhî özellikler
istimâl : kullanma
kabil : gibi, tür, çeşit
kaide : düstur, prensip
kıyas etme : karşılaştırma
me’haz : kaynak
meâl : mânâ, açıklama
meleke : kabiliyet, beceri
mevki : konum, yer
muhakeme : bir şeyi karşılaştırarak akıl yürütme, değerlendirme
münâsip : uygun, denk
münbit : verimli, bereketli
Nasâra : Hıristiyanlar (bk. bilgiler – Hırıstiyanlık)
nazaran : –göre
nazarî : teorik
neşrolma : yayınlanma
sellemehüsselâm : gelişi güzel, rastgele
sudur etme : çıkma
tasdik : doğrulama, onaylama
tazammun etmek : içermek, kapsamak
tefavüt etmek : farklı olmak
tefsir : açıklama, yorum
tekâmül etmek : ilerlemek, mükemmelleşmek, olgunlaşmak
zamân-ı mâzi : geçmiş zaman
zer’ etme : ekme, dikme
zeyl : ilâve, ek
Yükleniyor...