Block title
Block content
1 تَجْرِى Bahçelerin en güzeli, içinde suyu bulunanlardır. Bunların da en güzeli, içlerinden suları akanlardır. Bunların da en iyisi, akıntısı devamlı olanlardır. İşte cereyanın siga-i muzâri kıyafetinde zikredilmesi, o cereyanları tasvir etmekle, devamlı olduğuna işarettir.

2 مِنْ تَحْتِهَا Hadravat (yeşillik) ve nebatat içinde cereyan eden suların en iyisi, nebaan suretiyle bahçenin içinden çıkmakla yüksek köşklerin altından kendine mahsus terennümatıyla geçen, eşcar ve nebatata dağılan sulardır. مِنْ تَحْتِهَا kelimesi, bu kısım sulara işarettir.

3 اَ ْلاَنْهَارُ Suların çokluğu, bahçelere daha ziyade menfaat, revnak ve güzellik verir. Kezalik, küçük küçük arklardan tecemmu eden nehirler, daha güzel manzaraları teşkil eder. Bilhassa suları berrak, zülâl, tatlı, soğuk olursa, fevkalâde bir kıymet, bir lezzet veriyor. İşte اَ ْلاَنْهَارُ kelimesi, cem’iyle, târifiyle, maddesiyle bu çeşit sulara işaret eder.

4 كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًا قَالُوا هٰذَا الَّذِى رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ Bu büyük cümle, çok küçük küçük cümleleri tazammun etmiştir. Evet, bu cümle, mâkabliyle bağlı değildir; müste’nifedir, vazifesi mukadder bir suali cevaplandırmaktır. Mukadder sual ise, sekiz sualin memzuç ve mâcunudur. Şöyle ki:..

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Akar.
2 : Altlarından.
3 : Nehirler.
4 : O Cennetlerdeki herhangi bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikleri vakit, “Bu, bundan evvel bize (dünyada) verilenlerdendir” derler.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: 23-24. âyetin tefsiri / Sonraki Risale: 26-27. âyetin tefsiri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

bilhassa : özellikle
cem’ : gr. çoğul
cereyan : akıntı, akıyor anlamına gelen “tecrî” kelimesi
eşcar : ağaçlar
fevkalâde : olağanüstü, çok güzel
keza/kezalik : bunun gibi
mâcun : karışım; hamur kıvamında olan şey
mahsus : has, özel, ait
mâkabli : öncesi
memzuç : karışmış
menfaat : fayda, yarar
mukadder : gr. lâfız olarak zikredilmediği halde kapalı ve gizli olarak kastedilen
müste’nife : yeni başlayan; önceki cümlelere bağlı olmayıp ilerideki muhtemel, sorulara cevap teşkil eden cümle
nebaan : yerden çıkma, fışkırma
nebatat : bitkiler
revnak : süs, güzellik
siga-i muzâri : gr. şimdiki, geniş ve yakın gelecek zamanı bildiren fiil kipi
tarifiyle : Arapça belirlik takısı olan “el” ile birlikte gelmesiyle
tasvir : anlatım, ifade etme
tazammun : içerme, kapsama
tecemmu etme : toplanma, birikme
tenvin : Arapça gramerinde bir kelimenin sonunu nun gibi okutmak üzere konulan işaret; kelimenin sonuna iki üstün (en), iki esre (in), iki ötre (ün) gelmesi hali
terennümat : terennümler, nameler, güzel, hoş sesler
teşkil etme : meydana getirme, oluşturma
ziyade : çok
zülâl : tatlı ve duru su
Yükleniyor...