Block title
Block content
كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتًا فَاَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ 1
Yani, “Ne suretle Allah’ı inkâr ediyorsunuz? Halbuki sizin hayatınız yoktu, O size hayatı verdi. Sonra sizi öldürecektir, sonra yine hayat verecektir, sonra ona rücu edip gideceksiniz.”

Âyetlerin nazmına ait üç vecih, bu âyette de câridir. Bu âyetin mâkabliyle irtibatı: Evet, Kur’ân-ı Kerim, vakta ki insanları ibadete ve Allah’a îman etmeye dâvet etti. Ve îmanın itikad edilecek esaslarıyla yapılacak hükümlerini icmâlen, delillerine işareten zikretti. Evvelce mücmelen işaret edilen delilleri tazammun eden nimetlerin tâdâdiyle, bu âyette de zikretmeye avdet etti.

Evet, bu âyetle, en büyük nimet olan hayata işaret edilmiştir.

İkinci âyetle, beka nimetine işaret edilmiştir. Evet, semavat ve arzın tanzimatı, hayatın kemal ve saadetini temin eder.

Üçüncü âyetle, beşerin kâinat üzerine tafdil ve tekrimine işarettir.

Dördüncü âyetle, beşere tâlim-i ilim nimetine işaret yapılmıştır. Bu nimetlerin suretine, yani nimet oldukları cihete bakılırsa, inayet-i İlâhiyeye delil oldukları gibi, ibadete de delildirler. Çünkü nimetleri verene şükür vâciptir; küfran-ı nimet, aklen de haramdır. Eğer o nimetlerin hakikatlerine bakılırsa, mebde ve meâdı ispat eden delillerdir.

Ve keza, bu âyet, geçen kâfir ve münafıkların bahsine de nâzırdır. Onun için, taaccübü ifade etmekle inkârı tazammun eden 2 كَيْفَ ile yapılan istifham, onların tehditlerine işarettir.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Bakara Sûresi, 2:28.
2 : Nasıl?
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: 26-27. âyetin tefsiri / Sonraki Risale: 29. âyetin tefsiri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

arz : yeryüzü
avdet etme : geri gelme, geri dönme
bahs : konu
bekà : devamlılık ve kalıcılık
beşer : insan, insanlar
câri : geçerli olan, yürürlükte bulunan
cihet : taraf, yön
hakikat : esas, gerçek mahiyet
icmâlen : kısaca, özet olarak
inâyet-i İlâhiye : Allah’ın inâyeti; bütün yararların, hikmetlerin ve faydaların kaynağı olan düzen, düzenlilik; Allah’ın yardımı
irtibat : bağlantı
istifham : soru
itikad etmek : inanmak
kâfir : Allah’ı veya Allah’ın bildirdiği kesin şeylerden birini inkâr eden kimse
kâinat : evren, yaratılmış her şey
kemâl : kusursuzluk, mükemmellik
keza : bunun gibi
küfran-ı nimet : nimete karşı nankörlük, nimete saygısızlık
mâkabli : öncesi
meâd : dönülecek yer; ölümden sonraki yaratılış, haşir
mebde : başlangıç; ilk yaratılış
mücmelen : kısaca, özetle
münafık : iki yüzlü, inanmadığı halde inanmış görünen
nâzır : bakan
nazm : diziliş, tertip ve düzen
rücu etme : dönme
saadet : mutluluk
semavat : gökler
taaccüb : hayret etme, şaşkınlık
tâdâd : sayma
tafdil : üstün tutma
tâlim-i ilim : ilim öğretme, bildirme
tanzimat : düzenlemeler
tazammun etme : içine alma, kapsama
tehdit : korkutma
tekrim : lütuflandırma, ikram etme, saygı gösterme
vâcip : zorunlu, gerekli
vakta ki : ne zaman ki
vecih : şekil, yön
Yükleniyor...