Block title
Block content
İlsakı ifade eden 1 بِكُلِّ kelimesindeki ب ilmin, malûmdan infikâk ve infisalinin mümkün olmadığına işarettir.

2 كُلِّ tâmimi ifade eden bir edattır. Burada ifade ettiği tâmimden hiçbir şeyin, hiçbir ferdin tahsisi ve daire-i şümulünden ihracı yoktur. Bu itibarla 3 مَا مِنْ عَامٍّ اِلاَّ وَقَدْ خُصَّ مِنْهُ الْبَعْضُ olan kaide-i külliyeyi tahsis ediyor. Çünkü kendisi bu kaidenin şümulünden hariç kalmıştır.

4 شَىْءٍ Bu kelime vacip, mümkin, mümtenie şâmildir. 5 عَلِيمٌ Yani, zâtı ile ilim arasında zarurî, lüzumî sübut vardır.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her şeye.
2 : Her şey.
3 : Her umumî kâidenin bir istisnâsı vardır.
4 : Bir şey.
5 : İlmi, ezelî ve ebedî olan ve herşeyi en iyi bilen Allah.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: 28. âyetin tefsiri / Sonraki Risale: 30. âyetin tefsiri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

daire-i şümûl : kapsam alanı
edat : cümle içinde isim ve fiil ve zamirlerle birlikte kullanılarak zaman, durum, yer ve yön gösteren kelimeler
ferd : birey, kişi
ihraç : çıkarma
itibar : özellik
kaide : düstur, kural
kaide-i külliye : genel kural
lüzumî : gereklilik, lüzumluluk
mümkin : varlığı ile yokluğu imkân dahilinde ve eşit olan ve varlığı Allah’ın var etmesine bağlı olan
mümteni : olması muhal olan şey
sübut : sabit olma, kesin olarak var olma
şamil : içine alan, kapsamlı
şümul : kapsamlılık
tahsis : hâs kılma, özelleştirme; genel bir mânâ ve hüküm ifade eden bir sözü, belirli bir hükme mahsus kılma, belirli bir mânâda kullanma
tâmim : umumileştirme, genelleme; bir hükmü aynı cinsin bütün fertlerine verme
vâcib : varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir sebebe ihtiyacı bulunmayan, Allah
zarurî : zorunlu, gerekli
Yükleniyor...