Block title
Block content
4. 1 اُنْزِلَ maddesi itibarıyla, Kur’ân’a iman, Kur’ân’ın Allah’tan nüzulüne iman demek olduğunu gösteriyor. Kezalik, Allah’a iman, Allah’ın vücuduna iman; âhirete iman, âhiretin gelmesine iman demektir.

5. اُنْزِلَ mâziye delâlet eden heyeti itibarıyla, henüz nâzil olmayanın nüzulü, nâzil olanın nüzulü kadar muhakkak olduğuna işarettir. Maahaza, 2 يُؤْمِنُونَ’deki istikbâl, اُنْزِلَ’nin mâziliğinden neş’et eden noksanı telâfi eder. Yani henüz nâzil olmayan kısım اُنْزِلَ’nin şumulü dahilinde değilse de, يُؤْمِنُونَ’nin şumulü altındadır. Bu tenzil meselesi, Kur’ân’ın çok yerlerinde vuku bulmuştur. Bazan mâzi, istikbale misafir gider; bazan de muzari; mâzinin memleketine gelir. Bunda, çok lâtif bir belâgat vardır. Şöyle ki: Bir adam, kendisine göre henüz geçmemiş birşeyi mâziye delâlet eden bir sîga ile işittiği zaman, zihni heyecana gelir, ayılır. Anlar ki, muhatap yalnız o değildir. Belki, arkasında muhtelif mesafelerde pek çok ayrı ayrı taifeler, saflar bulunmakla, kendisine tevcih edilen hitapları, nidaları, İlâhî hitabeleri, arkasında bulunan bütün o taifeler işitir gibi zihnine gelir.

3 عَلَيْكَ’ye bedel 4 اِلَيْكَ’nin zikri, Resul-i Ekremin (a.s.m.) teklif edilen risalet vazifesini cüz-i ihtiyarîsiyle haml ve kabul etmiş olduğuna ve bu hizmet Cibril tarafından görüldüğünden, Resul-i Ekremin (a.s.m.) daha yüksek olduğuna işarettir. Çünkü عَلٰى'da ihtiyar olmadığı gibi, vasıta-i nüzulün daha yüksek olduğuna delâlet eder.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : İndirildi
2 : İnanırlar.
3 : Senin üzerine
4 : Sana.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: 3. âyetin Tefsiri / Sonraki Risale: 5. âyetin Tefsiri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhiret âlemi : öteki dünya, öldükten sonraki sonsuz hayat
belâgat : sözün düzgün, kusursuz, yerinde, hâlin ve makamın icabına göre söylenmesi
Cibril : Cebrail (a.s.)
cüz-i ihtiyarî : insandaki çok az seçim gücü, irade
delâlet : işaret etme, gösterme; söz ile kullanılmış olduğu mânâ arasındaki bağlantı
haml : yüklenme
heyet : genel yapı; burada Kur’ân’ın sûre ve âyetleri kastediliyor
hitap : seslenme
ihtiyar : irade, tercih
istikbâl : gr. gelecek zaman; müzari fiil hem şimdiki zaman hem de geniş ve gelecek zaman mânâsı taşır, yani “yu’minûn” müzari fiili “müminler indirilene inanıyorlar hem de indirilecek olana da inanıyorlar” mânâsı taşıdığını ifade eder
itibarıyla : özelliğiyle, bakımından
kezalik : böylece, bunun gibi
lâtif : ince, güzel, hoş
maahaza : bununla birlikte
mazi : gr. geçmiş zaman
muhakkak : kesin
muhâtab : hitap edilen, kendisine karşı konuşulan
muhtelif : çeşitli, farklı
muzari : gr. şimdiki, geniş ve gelecek zaman kipi
nâzil olma : inme
neş’et etmek : doğmak, meydana gelmek
nida : çağrı, sesleniş
nüzul : inme, iniş
Resul-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
risalet : peygamberlik
sîga : gr. kip, kalıp
şumul : kapsam
taife : sınıf, tabaka
tenzil : peyderpey, yavaş yavaş indirme
tevcih edilme : yöneltilme
vasıta-i nüzul : iniş, inme vasıtası
vuku bulmak : meydana gelmek
vücud : varlık, var oluş
Yükleniyor...