Block title
Block content
2 وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ 1 بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ 3

Aziz, sıddık, meraklı kardeşim Re’fet Bey,

Mektubunda Letâif-i Aşereyi sual ediyorsun. Şimdi tarikatı ders vermek zamanında olmadığımdan, tarîk-i Nakşî muhakkiklerinin Letâif-i Aşereye dair eserleri var. Şimdilik vazifemiz ise istihrac-ı esrar olduğundan, mevcud mesâili nakil değildir. Gücenme, tafsilat veremiyorum. Yalnız bu kadar derim ki; Letâif-i Aşere; İmam-ı Rabbanî: kalp, ruh, sır, hafî, ahfâ, insanda anâsır-ı erbaanın herbir unsurdan o unsura münasip bir lâtife-i insaniye tâbir ederek seyr-i sülûkta her mertebede bir lâtifenin terakkiyatı ve ahvâlinden icmâlen bahsetmiştir.

Ben kendimce görüyorum ki, insanın mâhiyet-i câmiasında ve istidad-ı hayatiyesinde çok letâif var, onlardan on tanesi iştihar etmiş. Hattâ hükemâ ve ulemâ-yı zâhirî dahi, o Letâif-i Aşerenin pencereleri veyahut nümuneleri olan havass-ı hamse-i zâhirî, havass-ı hamse-i bâtına diye o Letâif-i Aşereyi başka bir surette hikmetlerine esas tutmuşlar. Hattâ avam ve havas beyninde taaruf etmiş olan insanın letâif-i aşeresi, ehl-i tarikın letâif-i aşeresiyle münasebettardır. Meselâ, vicdan, âsab, his, akıl, hevâ, kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye gibi letâifi; kalp, ruh ve sırra ilâve edilse Letâif-i Aşereyi başka bir surette gösterir. Daha bu letâiften başka sâika, şâika ve hiss-i kablel’l-vuku gibi çok letâif var. Bu meseleye dair hakikat yazılsa, çok uzun olur, vaktim de kısa olduğundan kısa kesmeye mecbur oldum.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
2 : “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
3 : Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi ebediyen, dâima kardeşlerinizin ve sizin üzerinize olsun.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Beşinci Lem'a / Sonraki Risale: On Yedinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahfâ : çok gizli
ahvâl : haller, davranışlar
anâsır-ı erbaa : dört temel unsur; toprak, hava, su, ateş
âsab : sinirler
avam : halk tabakası, halktan ilmi az olan kesim
aziz : çok değerli, izzetli
beyninde : arasında
ehl-i tarik : tarikata mensup olanlar
hafî : gizli
havas : seçkin insanlar, bilgiler
havass-ı hamse-i bâtına : kalbe bağlı beş duyu
havass-ı hamse-i zâhirî : görünen beş duyu organı
hevâ : gelip geçici arzu ve istekler
hikmet : felsefe ilmi
hiss-i kablelvuku : birşeyi olmadan önce hissetme duyusu
hükemâ ve ulemâ-yı zâhirî : zahire ve dış görünüşe göre hüküm veren alimler ve filozoflar
icmâlen : kısaca
istidad-ı hayatiye : hayatı sürdüren yetenekler
istihrac-ı esrar : ince sırları keşfedip ortaya çıkarmak
iştihar etmek : meşhur olmak
kuvve-i şeheviye ve gadabiye : dünya zevklerine istek duygusu ve zararlı şeyleri defetmeye sevk eden hiddetlenme hissi
lâtife : ince duygu
lâtife-i insani : insanda bulunan lâtif duygulardan birisi
letâif : lâtifeler, duyular
Letâif-i Aşere : insandaki on duygu
mâhiyet-i câmia : çok geniş kapsamlı yapı
mertebe : derece
mesâil : meseleler
mevcud : var olan
muhakkik : gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen
münasebettar : ilgili, bağlantılı
nakil : aktarma, anlatma
sâika : insanı belli bir yöne sevk eden duyu
seyr-i sülûk : mânevî makamlarda ruh ile yapılan seyir ve seyahat
sıddık : çok doğru ve sadık
suret : biçim, görünüş
şâika : insanı belli bir yöne teşvik eden duyu
taarruf etmek : yaygın olarak bilinmek
tâbir etmek : ifade etme, adlandırma
tafsilat : ayrıntılar
tarikat : tasavvuf yolunu gösteren ve mânevî ilerlemeyi sağlayan yol
tarîk-i Nakşî : Nakşibendî tarikati
terakkiyat : bir hedefe yönelik ilerlemeler
Yükleniyor...