Block title
Block content
Şimdi bak, ism-i Hayyın arkasında ism-i Ferdin cilve-i âzamı, bütün kâinatı envâıyla, eczasıyla bir vahdet içine alıyor, herşeyin alnına bir sikke-i vahdet koyuyor, herşeyin yüzüne bir hâtem-i ehadiyet basıyor, nihayetsiz ve hadsiz dillerle cilvesini ilân ettiriyor.

Şimdi ism-i Ferdin arkasından ism-i Hakemin cilve-i âzamına bak ki, yıldızlardan zerrelere kadar, hayalin iki dürbünüyle temâşâ ettiğimiz mevcudatın herbirisini, cüz’î olsun, küllî olsun, en büyük daireden en küçük daireye kadar, herbirine lâyık ve münasip olarak, meyvedar bir nizam ve hikmetli bir intizam ve semeredar bir insicam içine almış, bütün mevcudatı süslendirmiş, yaldızlandırmış.

Sonra ism-i Hakemin cilve-i âzamı arkasından bak ki, ism-i Adlin cilve-i âzamıyla, İkinci Nüktede izah edildiği vecihle, bütün kâinatı, mevcudatıyla, faaliyet-i daime içinde öyle hayret-engiz mizanlarla, ölçülerle, tartılarla idare eder ki, ecrâm-ı semâviyeden biri, bir saniyede muvazenesini kaybetse, yani ism-i Adlin cilvesi altından çıksa, yıldızlar içinde bir hercümerce, bir kıyamet kopmasına sebebiyet verecek.

İşte, bütün mevcudatın daire-i âzamı, kehkeşandan, yani Samanyolu tabir edilen mıntıka-i kübrâdan tut, tâ kan içindeki küreyvât-ı hamrâ ve beyzânın daire-i hareketlerine kadar herbir dairesini, herbir mevcudunu hassas bir mizan, bir ölçüyle biçilmiş bir şekil ve bir vaziyetle, baştan başa, yıldızlar ordusundan tâ zerreler ordusuna kadar bütün mevcudatın emr-i 1 كُنْ فَيَكُونُ’dan gelen emirlere kemâl-i musahhariyetle itaat ettiklerini gösteriyor.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “(Allah birşeyin olmasını murad ettiği zaman, O sadece) ‘Ol’ der, o da oluverir.” Bakara Sûresi, 2:117; Yâsin Sûresi, 36:82.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Beşinci Nükte
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

daire-i âzam : en büyük daire
daire-i hareket : hareket, faaliyet alanı
ecrâm-ı semâviye : gök cisimleri
hassas : duyarlı
hâtem-i ehadiyet : Allah’ın herbir varlıkta birliğini gösteren mühür
hayret-engiz : hayret verici
hercümerc : karma karışık
ism-i Adl : Allah’ın sonsuz adalet sahibi olduğunu bildiren ismi
ism-i Ferd : Allah’ın eşi benzerinin olmadığını, tek olduğunu ifade eden ismi
ism-i Hakem : Allah’ın haklıyı haksızı ayıran, hükmeden, her hakkı yerine getiren hüküm sahibi olduğunu bildiren ismi
ism-i Hayy : Allah’ın gerçek hayat sahibi olduğunu ve her canlıya hayat verdiğini ifade eden ismi
ism-i Kayyûm : Allah’ın herşeyi Kendi varlığıyla ayakta tuttuğunu ifade eden ismi
izah etmek : açıklamak
kâinat : evren
kehkeşan : samanyolu
kıyam vermek : ayakta durmasını sağlamak
kıyamet : bütün kâinatın sonu, varlığın bozulup dağılması
küllî : büyük, geniş
küreyvât-ı hamrâ ve beyzâ : alyuvarlar ve akyuvarlar
mevcud : varlık
mevcudat : varlıklar
mevcudat-ı zîhayat : canlı varlıklar
meyvedar : meyveli
mıntıka-i kübrâ : geniş ve büyük alan
mizan : ölçü, denge
muvazene : denge
münasip : uygun
nihayetsiz : sınırsız
nizam : düzen
nükte : derin ve ince anlamlı söz
semeredar : meyveli, verimli
sikke-i vahdet : Allah’ın birliğini gösteren damga
şulelendirmek : aydınlatmak, ışık vermek
tabir : ifade
temâşâ etmek : bakmak, seyretmek
vahdet : birlik
vaziyet : durum
vecih : şekil, yön
zerre : atom
zîhayat : canlı, hayat sahibi
Yükleniyor...