Block title
Block content
Halbuki bu fabrika-i kâinat ve misafirhane-i arz o derece pâk, temiz ve naziftir ve o kadar kirsiz ve bulaşıksızdır ve ufunetsizdir ki, bir lüzumsuz şey ve bir menfaatsiz madde ve tesadüfî bir kir bulunmaz. Zâhirî bulunsa da, çabuk bir istihale makinesine atılır, temizlenir.

Demek bu fabrikaya bakan Zât, çok iyi bakıyor. Ve bu fabrikanın öyle tanzifçi bir Sahibi var ki, o koca fabrikayı ve o büyük sarayı küçük bir oda gibi süpürtür, temizler, tanzim ve tanzif eder. Ve o pek büyük fabrikanın büyüklüğü nisbetinde muzahrafatı ve enkazından kalma kirli maddeleri, süprüntüleri bulunmuyor. Belki büyüklüğü nisbetinde temizliğine ve nezafetine dikkat ediliyor.

Bir insan, bir ayda yıkanmazsa ve küçük odasını süpürmezse çok kirlenir, pislenir. Demek bu saray-ı âlemdeki paklık, sâfilik, nuranîlik, temizlik, mütemadiyen hikmetli bir tanziften, bir dikkatli tathirden ileri geliyor. Ve eğer o daimî tathir ve süpürmek ve dikkatle bakmak olmasaydı, bir senede bütün hayvanların yüz bin milletleri arzın yüzünde boğulacaklardı. Ve semâvâtın fezasında tahribe ve mevte mazhar olan kürelerin ve peyklerin, belki yıldızların enkazları, başımızı ve diğer hayvânâtın başlarını, belki küre-i arzın başını, belki dünyamızın başını kıracaklardı, dağlar büyüklüğündeki taşları başımıza yağdıracaklardı. Ve bizi bu vatan-ı dünyevîmizden kaçıracaklardı. Halbuki, eskiden beri o yukarı âlemlerdeki tahrip ve tamirden, medar-ı ibret olarak, yalnız birkaç semâvî taşlar düşmüşse de, hiç kimsenin başını kırmamış.

Hem zeminin yüzünde her sene mevt ve hayatın değişmeleri ve döğüşmeleri yüzünden, yüz binler hayvânat milletlerinin cenazeleri ve iki yüz bin nebâtâtın taifelerinin enkazları, ber ve bahrin yüzlerini fevkalâde öyle kirleteceklerdi ki, zîşuur, o yüzleri değil sevmek, âşık olmak, belki öyle çirkinlikten nefret edip mevte ve ademe kaçacaklardı.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Sonraki Risale: İkinci Nükte
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

adem : yokluk, hiçlik
âlem : evren
bahr : deniz
ber : kara
daimî : devamlı, sürekli
enkaz : yıkıntı, harabenin parçaları
fabrika-i kâinat : bir fabrikayı andıran kâinat, evren
fevkalâde : olağanüstü
feza : uzay
hayvânat : hayvanlar
hikmetli : faydalı, gayeli
istihale : dönüştürme
küre-i arz : yerküre, dünya
mazhar olmak : erişmek, nail olmak
medar-ı ibret : ibret kaynağı
menfaatsiz : faydasız
mevt : ölüm
misafirhane-i arz : yeryüzü misafirhanesi
muzahrafat : atıklar, pislikler
mütemadiyen : sürekli olarak
nazif : temiz
nebâtât : bitkiler
nezafet : temizlik
nisbetinde : oranında
nuranîlik : nurluluk, parlaklık
peyk : uydu
sâfilik : temizlik, arınmışlık
saray-ı âlem : âlem sarayı; sarayı andıran bir güzellikte yaratılan kâinat
semâvât : gökler
semâvî : gökten gelen
tahrib : yok olma, bozulma
taife : grup, topluluk
tanzif etmek : temizlemek
tanzif : temizleme
tanzim etmek : düzenlemek
tathir etmek : temizlemek
teraküm etmek : birikmek
tesadüfî : rastgele
ufunet : kokuşmuşluk
vatan-ı dünyevî : dünya vatanı
zâhirî : görünüşte
zemin : yer
zîşuur : şuur sahibi
Yükleniyor...