Block title
Block content
Elhasıl, nasıl ki Zât-ı Vâcibü’l-Vücudun şerik ve nazîri mümteni ve muhaldir; öyle de rububiyetinde ve icad-ı eşyada başkalarının müdahalesi, şerîk-i zâtî gibi mümteni ve muhaldir.

Amma İkinci Muhaldeki müşkilât ise: Müteaddit risalelerde ispat edildiği gibi, eğer bütün eşya Vâhid-i Ehade verilse, bütün eşya birtek şey gibi suhuletli ve kolay olur.

Eğer esbaba ve tabiata verilse, birtek şey umum eşya kadar müşkilâtlı olduğu, müteaddit ve kat’î burhanlarla ispat edilmiş. Bir burhanın hülâsası şudur ki:

Nasıl ki bir adam, bir padişaha askerlik veya memuriyet cihetiyle intisap etse, o memur ve o asker, o intisap kuvvetiyle, yüz bin defa kuvvet-i şahsiyesinden fazla işlere medar olabilir. Ve padişahı namına, bazan bir şahı esir eder. Çünkü gördüğü işlerin ve yaptığı eserlerin cihazatını ve kuvvetini kendi taşımıyor ve taşımaya mecbur olmuyor.

O intisap münasebetiyle, padişahın hazineleri ve arkasındaki nokta-i istinadı olan ordu, o kuvveti, o cihazatı taşıyor. Demek gördüğü işler, şahane olarak bir padişahın işi gibi ve gösterdiği eserler bir ordu eseri misilli harika olabilir.

Nasıl ki karınca o memuriyet cihetiyle Firavun’un sarayını harap ediyor. Sinek o intisapla Nemrud’u gebertiyor. Ve o intisapla, buğday tanesi gibi bir çam çekirdeği, koca çam ağacının bütün cihazatını yetiştiriyor. HAŞİYE Eğer o intisap kesilse, o memuriyetten terhis edilse, yapacağı işlerin cihazatını ve kuvvetini, belinde ve bileğinde taşımaya mecburdur.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

HAŞİYE : Evet, eğer intisap olsa, o çekirdek, kader-i İlâhîden bir emir alır, o harika işlere mazhar olur. Eğer o intisap kesilse, o çekirdeğin hilkati, koca çam ağacının hilkatinden daha ziyade cihazat ve iktidar ve san’atı iktiza eder. Çünkü, dağdaki, kudret eseri olan mücessem çam ağacının, bütün âzâları ve cihazatıyla, o çekirdekteki kader eseri olan mânevî ağaçta mevcut bulunması lâzım gelir. Çünkü o koca ağacın fabrikası o çekirdektir. İçindeki kaderî ağaç, kudretle hariçte tezahür eder, cismanî çam ağacı olur.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yirmi İkinci Lem'a / Sonraki Risale: Yirmi Dördüncü Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âzâ : uzuvlar, organlar
burhan : güçlü ve sarsılmaz delil, kanıt
cihazat : cihazlar, âletler
cihet : şekil, yön
cismanî : maddî yapısı olan
elhasıl : özet olarak
esbab : sebepler
eşya : şeyler, varlıklar
halk etmek : yaratmak
hikmet : herşeyin bir gayeye yönelik olarak anlamlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratılması; yüksek bilgi
hilkat : yaratılış
hülâsa : öz, özet
icad etmek : var etmek, yapmak
icad-ı eşya : varlıkların yaratılması
iktidar : güç, kudret
iktiza etmek : gerektirmek
intisap : bağlanma
kader-i İlâhi : İlâhi kader, Allah’ın kader kanunu
kaderî : kaderle bağlantılı
kudret : Allah’ın bütün varlığı kuşatan güç ve iktidarı
kuvvet-i şahsiye : kişisel kuvvet
makine-i vücud : kâinatın küçük bir örneği olan vücut makinası
mazhar olmak : erişmek, edinmek
medar : dayanak noktası, sebep
memuriyet : memurluk
mevcut : var olan
misilli : gibi
muhal : imkânsızlık
mücessem : maddî yapısı olan
mümteni : imkânsız
münasebetiyle : vesilesiyle, sebebiyle
müşkilât : zorluklar
müteaddit : bir çok, çeşitli
namına : adına
nazîr : benzer, eş
nokta-i istinad : dayanak noktası
risale : Risale-i Nur’u oluşturan bölümlerden her birisi
rububiyet : Allah’ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, yaratıcılığı, idaresi ve terbiyesi
suhulet : kolaylık
şerik : Allah’a ortak koşulan şey
şerîk-i zâtî : doğrudan Allah’ın Zâtına ortak olma
tabiat : doğa, maddî âlem
tezahür etmek : görünmek, ortaya çıkmak
umum : bütün, genel
Vâhid-i Ehad : birliği herşeyi kapladığı gibi herbir şeyde de ayrı ayrı tecellîleri görülen Allah
Zât-ı Vâcibü’l-Vücud : varlığı gerekli olan, var olmak için hiçbir sebebe ihtiyacı bulunmayan Zât, Allah
Yükleniyor...