Block title
Block content
Ve bilmüşahede görünen hadsiz mebzuliyet ve ucuzluğun ve her nev’in suhuletle kesret-i efradı bulunmasının ve kesret-i suhulet ve sür’atle muntazam, san’atlı, kıymetli mevcudatın kolayca vücuda gelmesinin sırlarına medar olan ve hikmetlerini gösteren yüzer delillerinden ve başka risalelerde tafsilen beyan edilen bir ikisine muhtasar bir işaret ederiz.

Meselâ, nasıl ki yüz nefer bir zâbitin idaresine verilse, bir neferin yüz zâbitin idarelerine verilmesinden yüz derece daha kolay olduğu gibi; bir ordunun teçhizat-ı askeriyesi bir merkez, bir kanun, bir fabrika ve bir padişahın emrine verildiği vakit, adeta kemiyeten bir neferin teçhizatı kadar kolaylaştığı gibi, bir neferin teçhizat-ı askeriyesi müteaddit merkezlere, müteaddit fabrikalara, müteaddit kumandanlara havalesi de, adeta bir ordunun teçhizatı kadar kemiyeten müşkilâtlı oluyor. Çünkü birtek neferin teçhizatı için, bütün orduya lâzım olan fabrikaların bulunması gerektir.

Hem bir ağacın, sırr-ı vahdet cihetiyle, bir kökte, bir merkezde, bir kanunla mevâdd-ı hayatiyesi verildiğinden, binler meyve veren o ağaç, bir meyve kadar suhuletli olduğu bilmüşahede görünür.

Eğer vahdetten kesrete gidilse, herbir meyveye lâzım mevâdd-ı hayatiye başka yerden verilse, herbir meyve bir ağaç kadar müşkilât peydâ eder. Belki ağacın bir enmûzeci ve fihristesi olan birtek çekirdek dahi, o ağaç kadar suubetli olur. Çünkü bir ağacın hayatına lâzım olan bütün mevâdd-ı hayatiye birtek çekirdek için de lâzım oluyor.

İşte bu misaller gibi yüzler misaller var, gösteriyorlar ki, vahdette nihayet derecede suhuletle vücuda gelen binler mevcut, şirkte ve kesrette birtek mevcuttan daha ziyade kolay olur.

Sair risalelerde bu hakikat iki kere iki dört eder derecede ispat edildiğinden, onlara havale edip, burada yalnız bu suhulet ve kolaylığın ilim ve kader-i İlâhî ve kudret-i Rabbâniye nokta-i nazarında gayet mühim bir sırrını beyan edeceğiz. Şöyle ki:..
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yirmi İkinci Lem'a / Sonraki Risale: Yirmi Dördüncü Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

beyan etmek : açıklamak
bilmüşahede : görüldüğü gibi
cihet : yön
enmûzec : örnek
fihriste : içindekiler
hadsiz : sınırsız, sayısız
hakikat : gerçek, esas
halk etmek : yaratmak
hikmet : sebep, gaye, hedef
kader-i İlâhî : Allah’ın meydana gelecek hadiseleri olmadan önce bilip takdir etmesi, plânlaması
Kadîr-i Ezelî : herşeye gücü yeten, varlığının başlangıcı olmayıp zamanla sınırlı olmayan Allah
kemiyeten : sayısal olarak
kesret : çokluk
kesret-i efrad : fertlerin çokluğu
kesret-i sûhûlet : herşeyde kolaylığın bulunması
kıymetli : değerli
kudret : güç, kuvvet, iktidar
kudret-i Rabbâniye : her şeyi terbiye ve idare eden Allah’ın sonsuz kudreti
mebzuliyet : çokluk, bolluk
medar olan : dayanak noktası olan, kaynak olan
mevâdd-ı hayatiye : hayat için gerekli maddeler
mevcudat : varlıklar
mevcut : varlık
muhtasar : kısa, özet
muntazam : düzenli
mühim : önemli
müşkilât peydâ etmek : zorluk kazanmak, zorlaşmak
müşkilâtlı : zor
müteaddit : çok sayıda
nefer : asker, er
nev’ : tür, çeşit
nihayet : son
nokta-i nazar : bakış açısı
risale : Risale-i Nur’u oluşturan bölümlerden her birisi
sair : diğer, başka
sırr-ı vahdet : birlik sırrı
sûhûletli : kolay
suubetli : zor
sür’atle : hızla
şirk : Allah ortak koşma
tafsilen : ayrıntılı olarak
teçhizat : cihazlar, donanımlar
teçhizat-ı askeriye : askeri donanım
vahdet : birlik; Allah’ın birliğinin bütün varlıklarda görülmesi
vücuda gelmek : var olmak
zâbit : subay
ziyade : çok, fazla
Yükleniyor...