Block title
Block content
Müşkilât-ı azîme içinde, El-Âyetü’l-Kübrâ’nın tefsir-i ekberi olan Yedinci Şuâı yazmakta çok zahmet çektiğimden, bir kudsî teselli ve teşvike cidden çok muhtaç idim. Şimdiye kadar mükerrer tecrübelerle bu gibi hâletlerimde, inâyet-i İlâhiyye imdadıma yetişiyordu.

Risaleyi bitirdiğim aynı vakitde —hiç hâtırıma gelmediği halde— birden bu kerâmet-i Aleviyenin zuhuru, bende hiçbir şüphe bırakmadı ki; bu dahi benim imdadıma gelen sâir inâyet-i İlâhiye gibi, Rabb-i Rahîmin bir inâyetidir. İnâyet ise aldatmaz, hakîkatsız olmaz...

Said Nursî

« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Otuz Üçüncü Mektup / Sonraki Risale: Hakikat Çekirdekleri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

el-Âyetü’l-Kübrâ : büyük delil anlamına gelen risale, Yedinci Şua
hakîkat : gerçek
hâlet : hâl, durum
inayet : ikram, ihsan
inâyet-i İlâhiye : Allah’ın inâyeti
irade : istek, tercih, dileme
kanaat : görüş, fikir
kat’î : kesin
kerâmet-i Aleviye : Hz. Ali’nin (r.a.) kerameti
kudsî : kutsal, mukaddes
mükerrer : tekrar tekrar, tekrarla
müşkilât-ı azîme : büyük zorluklar, sıkıntılar
Rabb-i Rahîm : merhamet ve şefkati herbir varlıkta tecelli eden ve herşeyin rabbi olan Allah
sâir : diğer, başka
tefsir-i ekber : büyük tefsir
yakîn : kesin ve doğru bilgi
zuhur : görünme, ortaya çıkma
Yükleniyor...